“Yolculuk İçin Sadece Bir İçki Daha . . .”
“CANAVAR düdüklerini duyduğumuzda, sesin, yangın söndürmeğe giden itfaiye arabalarından geldiğini sandık. Ne olduğunu anlamak için itfaiyeci olan bir komşumu aradım. Ancak telefonu meşguldü. ‘Oğlumu arayayım’diye düşündüm, ‘eve gelirken ne olduğunu belki görmüştür’ dedim. Ancak onun telefonuda cevap vermeyince meraklanmağa başladım.
29 Yaşındaki oğlum, o pazar gecesi yemeğe ve ertesi gün de tatile çıkacağı için, bize veda etmeğe gelmişti. Yarım saat önce babasını ve beni öpmüş ve bizden ayrılmıştı. Peki, acaba neden daha evine varamamıştı? Evi sadece bir kaç sokak ötede idi.
Komşumu tekrar aradım, bu sefer karısı telefona cevap verdi ve ne olduğuna bakmak için kocasının dışarı çıktığını, dönünce beni aratacağını söyledi. Yatak odamda telefonun başında beklerken, evimizin önünde bir polis arabası durdu.
Memur kapımızı çaldı. Kocam, kalbi heyecandan hızla çarparak kapıyı açtı. Polis memuru söyleyeceklerini uzun uzun düşünerek: “Bunu söylemek benim için çok zor, ancak çok kötü bir kaza oldu ve oğlunuz . . . oğlunuz . . . öldü” dedi.
O zaman kocamın bir çığlık attığını duydum ve ne oluyor diye dışarı fırladım inanamayarak, “doğru olamaz. Başka biri olmalı” diye ısrar ediyordum.
Memur tekrar açıklamağa çalıştı: “Hayır bunu size söylemek çok zor, ama çok çabuk ve ani bir kazaydı ve maalesef oğlunuz öldü.” O gece başka neler söylediğimi veya ne yaptığımı hiç hatırlamıyorum.
O gece, yani 24 Şubat 1985 gecesi, ona on kala kıvırcık saçlı, gezmeyi seven oğlumuz, kamyonetine, başka bir arabanın çarpmasıyla hemen ölmüştü. Öteki şoföre acaba ne oldu? Kesip sakladığım gazete küpürü onun bir savcı yardımcısı olduğunu yazıyordu. Başka suçlamaların yanı sıra bir suçu da,içkili araba kulanmaktı. Mahkûm edilip edilmeyeceğini ancak zaman gösterecekti. Şimdiki durum ne olursa olsun, oğlumuz artık yaşamıyordu.”
İÇKİLİ ARABA KULLANMAK—ÖLÜM GETİREN BİR TEHLİKE. İstatistikler, insanı ayıltıyor. Amerika Birleşik Devletlerinde her yirmi dakikada bir, yukarıda anlatılan benzer bir sahne tekrarlanıyor. Trafik kazalarındaki ölümlerin yarısından fazlasının nedeni alkoldür ve bu yüzden sadece Amerika’da, yılda 23.000-28.000 arası insan ölmektedir. Kanada’da kazalarda ölen şoförlerin yüzde 40’ının kanlarındaki alkol miktarının yasaların izin verdiğinin üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Aynı sorun Almanya’da da var ve kazalardaki ölüm olaylarının dörtte birine, içkili araba kullanmanın neden olması güncel bir durumdur.
Yukarıdaki acı örnekte gösterildiği gibi, siz içmeseniz de, kesinlikle güvenlikte değilsiniz. A.B.D. Milli Karayolları Trafik Güvenliği İdaresi, alkol tüketim oranının en yüksek olduğu cuma ve cumartesi gecelerinde, bazı yerlerde her on şoförden birinin yasalara göre sarhoş kabul edilebilecek oranda alkollü olduğunu tahmin ediyor! Durum böyle ise, karşınızdaki virajı dönen arabanın şoförü arabasını kontrol edemeyecek kadar sarhoşsa, kendinizi emniyette hissedebilir misiniz?
Ancak istatistikler, genellikle olayın bütün ayrıntılarını anlatmazlar. İstatistikler, alkolün neden olduğu bir kazada oğullarını veya kızlarını kaybeden annelerin acılarını anlatamazlar. İstatistikler, ayrıldığı zaman başkalarının hayatına son verdiğini fark eden bir şoförün suçluluk duygusunu da ortaya seremezler. Genç bir adam üzüntüsünü şöyle anlattı: “Mahkeme ne karar verirse versin, benim yüzümden dört kişinin öldüğünü hayatım boyunca unutamayacağım. Olay aklımdan hiç çıkmıyor. Sabah uyanırken de, gece yatarken de hep düşünüyorum.” Tabii, ne kadar içtiğiniz veya içip içmediğinize, siz karar verebilirsiniz. Ancak alkolün veya başka uyuşturucuların etkisi altındayken araba kullanmanız başkalarının hayatlarınıda etkileyebileceğinden, bu, kişisel bir mesele değildir. Buna rağmen birçok kişi arabaya binmeden, “yolculuk için sadece bir içki daha” diyerek bir iki içki içtikten sonra evine gitmeyi adet haline getirmiştir.
İçkili araba kullanmak bir sorundur, hemde ölüme neden olabilecek bir sorun. Kendinizi ve ailenizi içkili bir şoförden korumak için neler yapabilirsiniz? Buna cevap vermeden önce, alkolün, sizi ve araba kullanma yeteneğinizi nasıl etkilediğine bir göz atmak faydalı olacaktır.