Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • w80 1/11 s. 47-48
  • İlginç Sorular

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • İlginç Sorular
  • Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1980 (İnceleme Serisi 52-59)
Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1980 (İnceleme Serisi 52-59)
w80 1/11 s. 47-48

İlginç Sorular

I. Korintoslular 5:3’e göre Hıristiyanlar ne anlamda ‘meleklere’ hükmedecekler?

Bu ayet herhalde meshedilmiş Hıristiyanların gelecekte gökte Mesih’in yanında bulundukları zaman kötü melek olan cinlere hükmedeceklerinden bahsediyor. Hıristiyanları, kişisel münakaşalardan dolayı dünyevi mahkemelere başvurmaktansa, bunları cemaatteki olgun biraderlerden yardım isteyerek halletmeği teşvik eden resul Pavlus şöyle yazdı: “Yahut mukaddeslerin dünyaya hükmedeceklerini bilmez misiniz? Ve eğer dünya sizin tarafınızdan hükmolunursa, en küçük şeylere hükmetmeye liyakatsiz misiniz? Meleklere hükmedeceğimizi bilmez misiniz? Bu hayata ait şeyler nerede kalır?”—I. Kor. 6:2, 3.

Bazıları, Pavlus’un ‘hükmetmek’ sözüyle Hıristiyanların cinleri çıkarabileceklerini kasdettiğini zannetmişlerdir. Fakat Mesih’i takip edenler arada sırada bunu yapmaya zaten kadir kılınmışlardı; oysa Pavlus, burada geleceğe değinerek konuştu. (‘dünyaya hükmedeceğiz, meleklere hükmedeceğiz’ gibi) (Mat. 10:8; Luka 10:17; Res. İşl. 16:16-18; 19:11, 12) Başkaları ise, Pavlus’un Hıristiyanların örnek davranışlarıyla Şeytan’ı takip eden aşağılanmış melekleri mahkûm edeceklerini söylediğini sanırlar. Fakat böyle hareketler, gelcekle ilgili değildi. Hıristiyanlar yıllar boyunca zaten mükemmel davranışlarda bulunmuşlardı. (Mat. 5:14-16; Tit. 2:6-8; I. Pet. 3:16) Ayrıca Pavlus’un bu sözlerinden önce ve sonra ne dediklerine bakılırsa, meleklere hükmetme konusunun mahkûm edici davranışlarla ilgisi olmadığı anlaşılır.

Öte yandan Mukaddes Kitap, İblis’e hükmedileceğini, başının ezileceğini gösteriyor. (Tekv. 3:16) O eylemin başlangıç kısmını anlatan Vahiy 20:1-3, güçlü bir meleğin İblis’i tutup bin yıl için bağlayacağını söylüyor. O bin yıllık devrenin sonunda Şeytan’ın kısa bir zaman için serbest bırakılacağını 7-10 ayetleri anlatıyor. Fakat bundan sonra ‘başını ezme’ hareketinin ikinci devresi olarak İblis ebedi helak anlamına gelen ateş gölüne atılacaktır.

Vahiy kitabı, göklerdeki meshedilmiş kral-kâhinlerin bu hükmün infazına iştirak edeceklerini özellikle belirtmiyor. Ama aynı zamanda cinlerin İblis ile beraber uçuruma atılacaklarını da söylemiyor. Oysa, Mukaddes Kitap başka bir yerde bunu göstermektedir. (Luka 8:31) Böylece Vahiy 20:1-10 ayetlerinin 144.000 kişinin Mesih ile birlikte bu hükmü yerine getireceklerini açıklamadığı gerçeği onların bunda rolü olmadığı anlamına gelmez. Romalılar 16:20 onlar hakkında şunları söylüyor: “Sulh veren Tanrı (YD) yakında Şeytan’ı ayaklarınızın altına [altında] ezecektir.”

Dolayısıyla Pavlus, meshedilmiş olanların ‘meleklere hükmedeceklerini’ söylediği zaman, kötü ruhların ilerde yerine getirilecek hükmüne değindiği anlaşılıyor. Her ne kadar Mukaddes Kitap, Mesih’in hemvarislerinin bu hükmün infazındaki rollerini ayrıntılı olarak anlatmıyorsa da, onların hiç değilse, bu işte destek niteliğinde görevleri olacağından emin olabiliriz. Onların bu Tanrısal hükmü tasdik edip İsa’yı destekleyeceklerine şüphe yoktur.

Kral Nebukadnetsar’ın rüyasında gördüğü ağaç kütüğü neden iki çemberle sarılmıştı?

Nebukadnetsar, kesilmiş ve çemberlenmiş muazzam bir ağacın kökleri ve gövdesiyle ilgili peygamberane bir rüyet görmüştü. Kütükle ilgili şunları okuyoruz: “Köklerinin kütüğünü demir ve tunçla çemberleyip yerde, . . . .bırakın, ve. . . .üzerinden yedi vakit geçinceye kadar kırın hayvanları ile beraber payı olsun.”—Dan. 4:23, 15.

Peygamber Daniel, rüyanın ilk yerine gelişini kral Nebukadnetsar’ın hükümdarlık mevkiinden yedi vakit (her halde yedi yıl) için uzaklaştırılacağı şeklinde açıkladı. Bu rüyadan ayrıca, Yehova’nın Davud’un hattından bir hükümdarın yönetimindeki bir krallık vasıtasıyla evrensel egemenliğini sürdürmeyeceği bir süreden söz edildiğini, yani Milletlerin hükümdarlığının “yedi vakit”ine uygulandığını anlıyoruz.

Ağacın kütüğünün çemberlenmesi, “ağaç”ın büyümesinin yedi vakit durdurulacağı anlamına gelir. Eyub 14:7-9’a göre, normal şartlar altında bir ağacın kökü filizlenebilir ve gene büyüyebilir, fakat bu ağacın kütüğü bunu yapmaz. Nebukatnetsar’a bu rüya verildiğinde, demir ve tunç o zaman mevcut olan en kuvvetli madenlerdi. (Mezmur 107:10, 16; Eyub 40:18 ile karşılaştır.) Ağacın kütüğünün tunçla ve demirle sarılması, Tanrısal engel olan bu çemberlerin çıkartılmasına kadar, “ağaç”ın tekrar büyümeyeceğini kesin olarak tasdik eder.

    Türkçe Yayınlar (1974-2026)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş