İlginç Sorulara Cevaplar
● Ara sıra ağladığımız için, Vahiy 7:17 bugün nasıl Hıristiyanlara uygulanabilir?
Vahiy 7:17 yeryüzünde ebediyen yaşama ümidine sahip olan “büyük kalabalık” hakkında şöyle diyor: “Tahtın ortasında olan Kuzu onları güdecek, ve hayat sularının pınarlarına onları götürecek ve Allah gözlerinden bütün gözyaşlarını silecektir.”
Resul Yuhanna’ya büyük kalabalığın “büyük sıkıntıdan gel”diği açıklandı. (Vah. 7:9-14) Bu nedenle Vahiy 4:14, 17’nin, Tanrı’nın tarafında duruş alan, Mesih’in kanını kabul eden ve şimdiki şeyler sistemi “büyü sıkıntı”da sona erdiği zaman hayatta kalan kişiler için geçerli olduğunu anlıyoruz.
Vahiy’deki kayıt, onların ‘kaftanlarını Kuzunun kanında yıkadıklarını, artık acıkıp susamayacaklarını, güneşin onlara vurmayacağını ve ‘Tanrı’nın onların gözlerinden bütün gözyaşlarını sileceğini’ anlatır. Bu sözler harfi, fiziksel bir anlam taşımamalıdır. Neden? Söz konusu kişiler giysilerini Mesih’in kanında harfiyen yıkamadılar. Kâmil bir insan olan İsa Mesih gibi onlar ara sıra fiziksel açıdan acıkırlar ve içme gereğini duyarlar. (Luka 4:2; Yuh. 4:7, 8; 19:28, 29) Öyle ise, Vahiy 7:14-17’nin ilk uygulanışı sembolik veya ruhi anlamda olmalıdır.
“Tanrı’nın Tamamlanmış Sırrı” kitabı (İng.) sayfa 207 ve 208’de bu ayetleri açıklar. Bu yayın, adı geçen büyük kalabalığın ruhi yönden acıkıp susamadığını gösterir. Onlar, Tanrı’nın sözünden beslenip O’nun hizmetine katılırlar, bu ise, onlar için tıpkı İsa için de olduğu gibi, içecek ve yiyecek olabilir. (Yuh. 4:32-34) Tanrısal hoşnutsuzluğun sıcaklığını hissetmemektedirler ve büyük sıkıntı sırasında da bunu hissetmeyeceklerdir. Aynı zamanda (eskiden yapmış olabildikleri gibi) Tanrı hakkında bilgisiz veya O’nunla kötü bir ilişkiye sahip olduklarından dolayı artık ağlamazlar. Bu anlamda Tanrı zaten ‘gözlerinden tüm gözyaşlarını silmiştir.’
Daha sonra ise, Vahiy 21:3, 4’te, büyük sıkıntı bitip adil bir yeni sistemin kurulmasından sonra, sadık insanlar için ağlayış, matem veya acı tecrübelerden geçmeyerek fiziksel nimetlere sahip olacaklarına dair güvence verilmektedir. O zaman artık gerçek anlamda acı, hayal kırıklığı ve matemden doğan gözyaşları olmayacaktır.