Disiplinin Değeri
Bazıları, Yehova’nın Şahitlerinin uyguladıkları gibi, suçluları müşareketten kesmenin veya cemaatten atmanın fazla sert bir önelem olduğunu düşünmüşlerdir. Florida’da (A. B. D.) Times of st. Petersburg gazetesinde bu konuda bir yazı çıktıktan sonra “Şahitlerin hareketlerini biraz sert bulan”lara seslenen bir okuyucunun düşünceleri yayımlandı. Bu okuyucu şu itirafta bulundu: “Bu yıl [nisan 1981] müşareketten kesildim. . . Kanunu çiğnemek dahil, Mukaddes Kitabın mahkûm ettiğini bildiğim işleri yapmağa devam ettim. Bu şeyler hakkında bazen yalan söyledim ve tövbekâr bir ruh göstermedim.”
Söz konusu okuyuca Yehova’nın Şahitleri ile ilgili şunları belirtti: “Kişiler Tanrı’nın bizzat Sözünde açıkça gösterilen yüksek standartları karşılamadıklarından dolayı müşareketten kesilirler. Kabahatli olan kendileridir.” Bu işlemin kendi durumunda doğru olduğunu kabul ederek şöyle devam etti: “Başka teşkilatlar eğer onlar kadar ‘sıkı’ olsalardı bencilce kanunu çiğneyenlerin sayısı çok daha azalacak ve bu nedenle dünyada daha az acı ve sorun olacaktı.”
Bununla beraber, pek az dinsel teşkilat, tövbe etmeyen suçlulara karşı Mukaddes Yazıların şu emrini uygulamaya cesaret etmiştir: “Kötü adamı aranızdan çıkarın.” (I. Kor. 5:13) Bu hareket şekli, Tanrı’nın ismini lekeden temizler, cemaat üyelerinin iyi arkadaşlıklarını korur ve ümit edildiği gibi, suçlu olanın yolunu düzeltmesine neden olur. Ayrıca bazılarının iddia ettikleri gibi, “Mesih’in sevgisi” duygusallıkla böyle bir kişinin hareketlerini hoş görmeye sevk etmez; bizzat İsa tövbe etmeyen bir kimsenin ‘cemaatten atılmasını’ emretmişti.—Mat. 18:15-17.
Öte yandan alınan böyle metin bir önlemin yararı, yukarıda sözü geçen olayda belirlendi. Söz konusu olan kişi tövbe etti ve bir Yehova’nın Şahidi olarak tekrar cemaate alındı.