Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • w94 1/3 s. 31
  • Okuyucuların Soruları

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Okuyucuların Soruları
  • Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1994
  • Benzer Malzeme
  • Kain’in Karısı Kimdi?
    Kutsal Kitapla İlgili Soruların Cevapları
  • Farklı Tutumlar Geliştiren İki Kardeş
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—2002
  • Yehova’ya Kabul Edilir Kurbanlar Sunmak
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1999
  • Kain Kiminle Evlendi?
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—2010
Daha Fazla
Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1994
w94 1/3 s. 31

Okuyucuların Soruları

Tanrı Kain’i uyarırken sanki kurbanını bekleyen yırtıcı bir hayvana değinir gibi, ‘günahın kapıda pusuya yattığını ve onu istediğini’ söyledi. (Tekvin 4:7) Eğer Tufan’dan önce hayvanlar sadece bitki yediyse neden böyle bir anlatım tarzı kullanılıyor?

Musa’nın yazdığı kitaplarda, kendi tarihsel ortamına uymuyor gibi görünen gerçekleri veya tarihsel gelişmeleri yansıtan birkaç ayete rastlıyoruz.

Örneğin, Tekvin 2:10-14’teki kayıt Aden bahçesi hakkında coğrafi ayrıntılar verir. Musa, “Aşurun önünden akan” bir nehirden söz eder. Oysa Aşur ülkesi ismini, Sam’ın Tufan’dan sonra doğan oğlu Aşur’dan aldı. (Tekvin 10:8-11, 22; Hezekiel 27:23; Mika 5:6) Musa’nın ilham altında titizlikle yazmış olduğu kayıtta, “Aşur” ismini okuyucularının zaten bildiği bir bölgeye değinmek için kullandığı anlaşılıyor.

Tekvin’in ilk baplarında bulunan başka bir örneğe bakalım. Âdem ile Havva günah işleyip bahçeden kovulduktan sonra Yehova onların geri dönmesini önledi. Nasıl? Tekvin 3:24 şöyle diyor: “Adamı kovdu; ve hayat ağacının yolunu korumak için, Aden bahçesinin şarkına Kerubileri, ve her tarafa dönen kılıcın alevini koydu.” Dikkat edin, “kılıcın alevi” deniyor. Kılıcı Tanrı mı icat etti?

Sevgi dolu Yaratıcımızın, bizim kılıç olarak bildiğimiz nesnenin ilk yapıcısı olduğu sonucuna varmamız gerekmez. Âdem ile Havva, meleklerin önünde alev saçan bir şeyin döndüğünü gördüler. Bu tam olarak neydi? Musa Tekvin kitabını yazdığı zaman kılıçlar artık tam anlamıyla biliniyor ve savaşlarda kullanılıyordu. (Tekvin 34:26; 48:22; Çıkış 5:21; 17:13) Dolayısıyla Musa’nın “kılıcın alevi” demesi, okuyucuların, Aden’in girişinde varolan şeyi zihinlerinde bir dereceye kadar canlandırmasını mümkün kıldı. Musa’nın günlerinde bilinen şeyler böyle meselelerin anlaşılmasına katkıda bulundu. Yehova bu sözleri Mukaddes Kitaba dahil ettirdiğine göre, Musa’nın ifade tarzının doğru olması gerekir.—II. Timoteos 3:16.

Şimdi yeniden Tekvin 4:7’ye dönelim. Orada Tanrı Kain’i şu sözlerle uyardı: “Eğer iyi davranırsan, o yükseltilmiyecek mi? ve eğer iyi davranmazsan, günah kapıda pusuya yatmıştır; ve onun istediği sensin; fakat sen ona üstün ol.” Daha önce de söylendiği gibi, ifade tarzı, kurbanının üstüne atlayıp onu yutmaya hazırlanan aç bir vahşi hayvanı anlatır gibidir.

Bununla beraber Mukaddes Kitaptaki deliller, Âdem ile Havva’nın tüm hayvanlarla barış içinde olduğunu gösteriyor. Bu yaratıklardan bazıları insanların yanında gayet rahattı, hatta bu yakınlıktan faydalanıyor olabilirlerdi. Başkaları ise, yaradılış itibarıyla insandan uzak yerlerde yaşamayı isteyen kır hayvanları veya vahşi hayvanlardı. (Tekvin 1:25, 30; 2:19) Bununla birlikte Mukaddes Kitap, bu hayvanlardan hiçbirinin insanlar veya başka hayvanlar için pusuya yattığı fikrini uyandırmıyor. Başlangıçta Tanrı, bitkileri hem insanların, hem de hayvanların yiyeceği olarak belirlemişti. (Tekvin 1:29, 30; 7:14-16) Tekvin 9:2-5’in gösterdiği gibi bu durum Tufan sonrasına kadar değişmedi.

Öyle ise, Tekvin 4:7’de okuduğumuz gibi, Tanrı’nın Kain’e yaptığı uyarı nasıl anlaşılmalı? Şüphesiz, Musa’nın günlerinde kurbanının üzerine atlamaya hazır olan pusudaki vahşi bir hayvanla ilgili benzetme kolaylıkla anlaşılırdı; bunu biz de anlarız. Dolayısıyla Musa, bir kez daha, Tufan’dan sonra yaşayan insanlara yabancı olmayan bir ifade kullanmış olabilir. Ayrıca, Kain hiçbir zaman böyle bir yaratık görmediyse de, kendi içindeki günahkâr arzuyu, aç ve saldırgan bir hayvana benzeten uyarıyla ne demek istendiğini gayet iyi anlamış olabilir.

Bizi çok daha etkilemesi gereken önemli noktalar özellikle şunlardır: Kain’i uyarmakla Tanrı’nın gösterdiği inayet, alçakgönüllü bir şekilde öğüt kabul etmenin değeri, kıskançlığın bir kişiyi ne kadar kolayca yozlaştırabileceği ve Tanrı’nın bizim için Mukaddes Yazılara koyduğu diğer uyarıları ne kadar ciddiye almamız gerektiği.—Çıkış 18:20; Vaiz 12:12; Hezekiel 3:17-21; I. Korintoslular 10:11; İbraniler 12:11; Yakub 1:14, 15; Yahuda 7, 11.

    Türkçe Yayınlar (1974-2026)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş