Huzurlu Bir Yüreğin Yararları
KONTROLSÜZ öfkenin insan bedeni üzerinde zararlı bir etkisi olduğu modern tıp bilimi tarafından uzun zamandır bilinmektedir. Yüzyılı aşkın bir süre önce The Journal of the American Medical Association (JAMA) şöyle dedi: “Bir adam öfke nöbeti sırasında ölürse, belki de zihinsel durumunun yarattığı gerilime dayanamayan zayıf bir kalbi olduğu söylenir. Öyle görünüyor ki, [ölümün] söz konusu zayıflamaya yol açan böyle uzun öfke nöbetleri dizisinin yarattığı birikimin bir sonucu olduğunu kimse düşünmüyor.”
Yukarıdaki sözler, Tanrı’nın sözü olan Mukaddes Kitabı inceleyenlere şaşırtıcı gelmiyor. JAMA’nın kötü huylu olmanın yol açabileceği tehlikeleri belirtmesinden 29 yüzyıl önce, Kral Süleyman şunları yazmak üzere ilham aldı: “Rahat yürek bedenin hayatıdır.” (Süleymanın Meselleri 14:30) Bu sözler bugün için hâlâ geçerlidir.
Sakin bir tutumu koruyarak, çoğu kez stresle bağlantılı yüksek tansiyon, baş ağrısı ve solunum sorunları gibi pek çok hastalıktan korunmuş oluruz. Eğer “hiddetten çekin, öfkeyi bırak” öğüdünü tutarsak, düzelen sağlığımızın yanı sıra, başkalarıyla olan ilişkilerimiz de bundan yarar görecektir. (Mezmur 37:8) Yumuşak mizacı ve insanlara olan samimi ilgisi nedeniyle, insanlar doğal olarak İsa’yı çekici buluyorlar. (Markos 6:31-34) Benzer şekilde, biz de kendimizde huzurlu bir yürek geliştirirsek başkaları için bir tazelenme kaynağı olacağız.—Matta 11:28-30.