Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • w94 1/6 s. 3-4
  • Din İhtiyaçlarınızı Karşılıyor mu?

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Din İhtiyaçlarınızı Karşılıyor mu?
  • Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1994
  • Benzer Malzeme
  • Kutsal Kitaptaki Sırası 5—Kanunun Tekrarı
    ‘Kutsal Yazıların Tümü Tanrı İlhamıdır ve Yararlıdır’
  • Yehova’nın Yollarını Öğrenin
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—2005
  • İsa Nasıl Musa Gibi Bir Peygamberdi?
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1992
  • Kutsal Kitaptaki Sırası 2—Çıkış
    ‘Kutsal Yazıların Tümü Tanrı İlhamıdır ve Yararlıdır’
Daha Fazla
Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1994
w94 1/6 s. 3-4

Din İhtiyaçlarınızı Karşılıyor mu?

HAVA, su, yiyecek ve barınak—bunlar, insanın evrensel çapta kabul edilen ihtiyaçlarıdır. Onlar yoksa, temel ihtiyaçlarınızdan yoksun kalıp ölümle yüz yüze gelirsiniz. Bununla birlikte, uzun zaman önce eski İsraillilerin lideri Musa, insanın yiyecekten veya sudan bile daha önemli olan başka bir ihtiyacına dikkat çekti. Musa “insanın yalnız ekmekle yaşamadığını, fakat RABBİN ağzından çıkan her şeyle (sözle) insanın yaşadığını” söyledi.—Tesniye 8:3.

Musa, derin anlam taşıyan bu sözlerle dinsel veya ruhi ihtiyaçlarımızın doyurulmasının önemini gösterdi. Tüm hayatımızın bunların karşılanmasına bağlı olduğunu belirtti! İsrailliler, çöldeki 40 yıllık yolculukları boyunca harfiyen ‘Yehova’nın ağzından çıkan sözler’ sayesinde yaşadılar. Aslında ölümle sonuçlanabilecek bir tecrübeden sağ olarak çıktılar. Tanrı’nın emriyle, mucizevi şekilde gökten man diye adlandırılan bir yiyecek yağdı. Susuzluklarını gidermek üzere de kayadan su çıkması sağlandı. Ancak Tanrı, onların fiziksel ihtiyaçları ile ilgilenmekten daha fazlasını yaptı. Musa şöyle dedi: “Allahın RAB, adam oğlunu tedip eder gibi seni tedip eder.”—Tesniye 8:4, 5; Çıkış 16:31, 32; 17:5, 6.

İsrailliler, ahlaksal veya dinsel bakımdan doğru ve yanlışları belirlemek üzere kendi hallerine bırakılmamıştı. Bizzat Tanrı’dan yönlendirme aldılar. Onlara Musa Kanunu’nu verdi; bu, sağlıklı bir beslenme diyetine, temizlikle ilgili sıkı kurallara, ahlaksal ve dinsel konularda sağlam prensiplere işaret eden olağanüstü bir yasa kitabıydı. Böylece Tanrı, İsrail’in sağlık ve ruhi refah açısından daha iyi duruma gelmesi için gerekeni sağladı. Onlar, ‘Yehova’nın ağzından çıkan sözler’ sayesinde yaşadılar.

Böylece İsrail, diğer milletlerden tamamen farklı durumdaydı. Musa’nın günlerinde Mısır önde gelen dünya kudreti olarak hüküm sürüyordu. Mısır çok dindar bir ülke idi. World Book Encyclopedia şunları der: “Eski Mısırlılar, çeşitli tanrı ve tanrıçaların doğanın her yönünü ve insanın her hareketini etkilediğine inanırdı. Bu nedenle birçok tanrıya tapındılar. . . . . Her Mısır kentinde ve kasabasında insanlar, büyük tanrılara ek olarak kendi özel tanrılarına tapınırlardı.”

Acaba çoktanrıcılığa dayanan tapınma Mısırlıların ruhi ihtiyaçlarını doyurdu mu? Hayır. Mısır, batıl itikatların ve insanı alçaltan cinsel alışkanlıkların batağına saplanmış bir ülke haline geldi. Mısırlıların yaşam tarzı, hayatlarını ve sağlıklarını korumak yerine, ‘kötü illetlere’ maruz kalmalarına neden oldu. (Tesniye 7:15) Bu nedenle, Mukaddes Kitabın Mısır’ın tanrılarını ‘pislik putları’ olarak adlandırıp onları hor görmesine şaşmamak gerekir.—Hezekiel 20:7, 8.

Bugün de buna benzer bir durum görülüyor. Çoğu insan bir dereceye kadar da olsa herhangi bir tür dinsel inanca sahiptir; çok az kişi kendini Tanrıtanımaz olarak adlandırır. Bununla birlikte, genelde dinin insanlığın ruhi ihtiyaçlarını karşılamak konusunda başarısız olduğu açıkça görülüyor. Eğer insanlar gerçekten ‘Yehova’nın ağzından çıkan her sözle’ yaşıyor olsaydı, savaş, ırkçılık, açlık ve amansız fakirlik gibi sorunlar bugün olacak mıydı? Elbette hayır! Buna rağmen, çok az insan dinini değiştirmeyi düşünür. Hatta bazıları din konusunu müzakere etmek ya da yeni dinsel fikirleri dikkate almak bile istemiyor!

Örneğin Gana’da (Batı Afrika) bir adam, İsa’nın takipçisi olan bir vaize şunları söyledi: “Benim inancıma göre, Tanrı Kendisini, nasıl Yahudilere onların peygamberleri aracılığıyla açıklamışsa, biz Afrikalılara da güç sahibi erkek ve kadın kâhinler aracılığıyla açıkladı. Ne yazık ki, Afrikalılardan bazıları kâhinlerimizi kabul etmiyor, onların yerine İsa, Muhammed ve diğerleri hakkında konuşuyor.”

Geleneksel Afrika toplumlarının çoğunda, Hıristiyanlık, beyaz adamların dini, Afrika’ya iyilikten çok zarar vermiş olan dış kaynaklı bir sistem olarak görülür. Fakat farklı fikirleri incelemeye karşı isteksiz bir tutum, ruhi ihtiyaçlarınızın doyurulması için gösterdiğiniz çabaları destekler mi, yoksa engel mi olur? Bir Afrika atasözü şöyle der: “Sadece aç olduğunuz için her iki elinizi de yemek kabına daldıramazsınız.” Böyle bir yemek yeme alışkanlığı hem çirkindir hem de—özellikle kabın içinde ne olduğunu bilmiyorsanız tehlikelidir! Bununla birlikte birçok kişi dinini, düşünerek yapılan bir araştırmadan sonra değil, duygusallıkla veya aile geleneğine dayanarak seçer.

Ruhi ihtiyaçlarınızı doyuran tapınmanın, “akıl gücünüzle yaptığınız kutsal bir hizmet” olması gerekir. (Romalılar 12:1) Bu, bilgiye dayalı ve akıllıca yapılan bir seçim olmalıdır. Öyleyse, şimdi bir kişinin dinini seçmesi meselesini Afrikalıların görüş açısından inceleyelim. Bununla birlikte, sonraki makale her yöreden okuyucunun ilgisini çekecek niteliktedir.

[Sayfa 3’teki resim]

Musa ruhi ihtiyaçlarımızın doyurulmasının önemini gösterdi

[Sayfa 4’teki resim]

Afrika’nın Hıristiyan âleminin misyonerleriyle ilgili tecrübesi, bazılarını Mukaddes Kitabı incelemek konusunda isteksiz duruma getirdi

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş