Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • g98 Ağustos s. 7-11
  • Kadınlara ve Yaptıkları İşe Değer Vermek

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Kadınlara ve Yaptıkları İşe Değer Vermek
  • Uyanış!—1998
  • Altbaşlıklar
  • Benzer Malzeme
  • Eve Ekmek Getiren Kadınlar
  • Anne ve Öğretmen
  • Şefkat Çok Gerekli
  • “Hak Ettiği Karşılığı Ona Verin”
  • “Rabde Canla Başla Çalışan Kadınlar”
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1991
  • Yaratıcımızın Gözünde Saygın ve Değerli
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—2012
  • Gelecekte Kadınları Neler Bekliyor?
    Uyanış!—1998
  • Mukaddes Yazılarda Kadının Rolü
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1991
Daha Fazla
Uyanış!—1998
g98 Ağustos s. 7-11

Kadınlara ve Yaptıkları İşe Değer Vermek

ÜÇ bin yıl önce, Lemuel adında bir adam yetenekli bir kadını övgü dolu sözlerle anlattı. Bu sözler Kutsal Yazılarda Süleymanın Meselleri kitabının 31. babında kayıtlıdır. Değerli nitelikleriyle övülen bu kadının çalışkan olduğu kuşkusuzdu. Ailesine bakıyor, pazara gidip ürettiği malları satıyor, tarla alıp satıyor, ev halkına giysiler dikiyor ve tarlada çalışıyordu.

Bu kadının özellikleri olağan sayılmıyordu. “Oğulları kalkar ve ona mutlu derler, kocası da kalkar ve onu över.” Böyle bir kadın paha biçilmez bir hazinedir. Mukaddes Kitap “onun değeri yakutlardan çok üstündür” der.—Süleymanın Meselleri 31:10-28.

Lemuel’in zamanından bu yana kadınların yapması gereken işler daha da karmaşık hale geldi. Yirminci yüzyıldaki rolleri çoğu kere onların aynı anda eş, anne, hastabakıcı, öğretmen olarak görevlerini yerine getirmenin yanı sıra, eve ekmek getirmelerini ya da tarlada çalışmalarını da gerektiriyor. Sırf çocuklarına yeterli besini sağlayabilmek için kahramanca özverilerde bulunan sayısız kadın var. Bu kadınların hepsi de takdiri ve övgüyü hak etmiyor mu?

Eve Ekmek Getiren Kadınlar

Bugün her zamankinden daha çok kadın ailesinin geçimine katkıda bulunmak ya da ailesini tek başına geçindirmek üzere evin dışında çalışmak zorundadır. Women and the World Economic Crisis adlı kitapta kaydedilen bir rapor, “Ev işi kadınların yaptığı tek iş değil. Dünyanın her yerinde ‘yalnızca ev kadını’ olduğunu söyleyebilecek kadınların sayısı oldukça az” diyor. Üstelik kadının cazip bir işte çalışması çok ender bir durumdur. Dergilerde ve televizyon dizilerinde kadınlar lüks bürolara kurulmuş yöneticiler olarak gösterilebiliyorlarsa da, gerçek genelde bambaşkadır. Dünyada kadınların büyük çoğunluğu az kazançlı ve zahmetli işlerde saatler boyu çalışıyor.

Yüz milyonlarca kadın ürün yetiştirerek, ailesine ait tarlayla ya da hayvanlarla ilgilenerek açık arazide çalışıyor. Genelde çok düşük bir ücretle ya da ücretsiz yapılan bu iş sayesinde dünyanın yarısı besleniyor. Women and the Environment adlı kitaba göre, “Afrika’da yiyecek maddelerinin yüzde 70’i, Asya’da yüzde 50 ila 60’ı, Latin Amerika’da yüzde 30’u kadınlar tarafından üretiliyor.”

İşyerlerinde çalışan kadınların aldıkları ücret, genellikle sırf kadın olduklarından dolayı erkek işçilerinkinden azdır. Bu ayrım özellikle ailelerinin geçimini tek başına sağlayan anneler için kabullenilmesi çok zor bir durumdur ve böyle annelerin sayısı her gün artmaktadır. Birleşmiş Milletlerin bir raporuna göre, Afrika, Karayipler ve Latin Amerika’daki tüm evlerin tahminen yüzde 30 ila 50’sinde evin ihtiyaçlarını temel olarak kadın karşılamaktadır. Hatta daha gelişmiş ülkelerde bile evin geçimini sağlayan asıl kişinin kadın olduğu aileler hızla artıyor.

Gelişmekte olan ülkelerin çoğunun kırsal kesimlerinde yaygın yoksulluk bu eğilimi hızlandırıyor. Ailesini besleme yönünde sürekli mücadele veren bir koca iş bulmak üzere yakındaki bir kente ya da başka bir ülkeye gitmeye karar verebilir. Aileye bakması için karısını evde bırakır. Her şey rast giderse bir iş bulup evine para gönderir. Fakat bütün iyi niyetine rağmen çoğu kere bu pek uzun sürmez. Geride bıraktığı ailesi yoksulluğa daha da batabilir ve onlara bakma işi artık annenin üstüne kalır.

Yerinde olarak “yoksulluğun kadınlaştırılması” diye tanımlanan bu kısır döngü milyonlarca kadının sırtına çok ağır bir yük yükler. Women and Health kitabında açıklandığına göre, “Dünyadaki toplam ev sayısının tahminen üçte birinde ailenin başında kadınlar bulunuyor. Böyle ailelerin başlarında bir erkeğin bulunduğu ailelerden çoğu kez daha yoksul olması olasıdır ve sayıları giderek artıyor.” Fakat kadınların aşması gereken zorluk sadece sofraya yemek koymakla bitmiyor.

Anne ve Öğretmen

Bir anne çocuklarının duygusal sağlığıyla da ilgilenmelidir. Anne, çocuğun sevgi ve sevecenlik göstermeyi öğrenmesinde yaşamsal rol oynar, ki bu yönde verdiği dersler onun bedensel ihtiyaçlarını karşılaması kadar önemli olabilir. Bir çocuğun dengeli biri olarak yetişebilmesi için sıcak, güvenli bir çevrede büyümesi gerekir. Annenin rolü bu alanda da çok büyük önem taşır.

The Developing Child kitabında Helen Bee şunları yazar: “Sıcak, duygulu bir anne veya baba çocuklarıyla ilgilenir, onlara sevgisini ifade eder, çocuklarının gereksinimlerini çoğu zaman ya da düzenli olarak ön plana koyar, onların etkinlikleri konusunda duyduğu coşkuyu gösterir ve çocuklarının hislerine duyarlı biçimde karşılık verip duygudaşça davranır.” Annelerinden bu sıcak ilgiyi gören çocuklar kuşkusuz ona takdirlerini göstermelidirler.—Süleymanın Meselleri 23:22.

Birçok anne çocuğunu sütüyle besleyerek ona doğumundan itibaren sıcak bir ortam sağlar. Özellikle yoksul evlerde kendi sütü bir annenin yeni doğmuş çocuğuna verebileceği paha biçilmez bir armağandır. (10-11. sayfalardaki çerçeveye bakın.) İlginç olarak, Mukaddes Kitap, resul Pavlus’un, İsa’nın Selânik’teki takipçilerine duyduğu sıcak sevecenliği ‘kendi çocuklarını kayıran bir süt anneninkine’ benzettiğini söyler.—I. Selânikliler 2:7, 8.

Anne çocuklarını besleyip bağrına basmasının yanı sıra, çoğu kez onların başlıca öğretmenidir. Mukaddes Kitap annelerin çocuklarının eğitiminde oynadıkları büyük role atıfta bulunarak, “oğlum, babanın talimini dinle, ve ananın öğrettiğini bırakma” öğüdünü verir. (Süleymanın Meselleri 1:8) Çocuğa konuşmayı, yürümeyi, evde ufak işler yapmayı ve daha başka sayısız uğraşı sabırla öğretenler genelde ya anneler ya da büyükannelerdir.

Şefkat Çok Gerekli

Kadınların ailelerine verebilecekleri en büyük armağanlardan biri şefkattir. Aileden biri hasta düştüğünde, anne bütün diğer sorumluluklarını yerine getirirken hastabakıcı rolünü de üstlenir. Women and Health kitabının belirttiği gibi, “Dünyada sağlık bakımının çoğunu gerçekten kadınlar üstleniyor.”

Anne çocuklarına duyduğu şefkat sonucu beslenebilmeleri için kendi payından bile verir. Araştırmalar bazı kadınların çok az beslendikleri halde yeterince besin aldıkları görüşünde olduklarını ortaya koydu. Onlar daha büyük payı kocalarına ve çocuklarına vermeye öylesine alışmışlardır ki, iş yapabildikleri sürece yeterince beslendiklerini düşünürler.

Kadın bazen şefkat duygularını yaşadığı çevreye karşı tutumuyla da ortaya koyar. Kuraklık, çölleşme ve ormansızlaşma ülkeyi yoksullaştırdığı zaman bunun acısını kendisi de çekeceğinden çevre onu ilgilendirir. Hindistan’da bir kasabada, kerestecilikle uğraşan bir şirketin yakınlardaki ormandan 2.500 kadar ağacı keseceğini öğrendiklerinde kadınlar buna çok öfkelendiler. Besin, yakacak ve yem elde ettikleri bu ağaçlara ihtiyaçları vardı. Ağaç kesiciler geldiğinde, kadınlar el ele tutuşarak ağaçların etrafında koruma çemberi oluşturmuş bekliyorlardı. Kesicilere ‘ağaçları kesmek istiyorsanız önce bizim başlarımızı kesmelisiniz’ dediler. Böylece ormanı kurtardılar.

“Hak Ettiği Karşılığı Ona Verin”

Evin ekmeğini getiren kişi, anne, öğretmen ya da şefkat kaynağı gibi rollerin hangisinde olursa olsun kadın, yaptığı işten dolayı sayılıp onurlandırılmayı hak eder. Hikmetli bir adam olan Lemuel yetenekli kadından çok yücelterek söz edip, onun hem yaptığı işlere hem de öğütlerine değer verdi. Mukaddes Kitap aslında onun mesajının büyük ölçüde annesinin kendisine öğrettiklerinden kaynaklandığını açıklar. (Süleymanın Meselleri 31:1) Lemuel eş ve anne olarak vicdanlı bir kadının olağan görülmemesi gerektiğine inanıyordu. “Hak ettiği karşılığı ona verin” diye yazdı. “İşleri ona övgü getirsin.”—Süleymanın Meselleri 31:31.

Ne var ki, Lemuel bu görüşleri kaydettiğinde sadece insani düşünceleri yansıtmış olmadı. Onlar Tanrı’nın Sözü olan Mukaddes Kitapta kayıtlıdır. “Her [kutsal] yazı Tanrı tarafından ilham edilmiştir.” (I. Timoteos 3:16) Yehova bizim bilgilendirilmemiz için bu pasajların Mukaddes Kitaba yazılmasını ilham ettiğine göre, bu fikirler Her Şeye Gücü Yeten Tanrı’nın kadınlara bakışını yansıtır.

Ayrıca, Tanrı’nın ilham edilmiş Sözü, kocaların karılarına ‘hürmet etmeleri’ gerektiğini söyler. (I. Petrus 3:7) Efesoslular 5:33’te de “sizden her biri de kendi karısını böylece kendisi gibi sevsin” der. Gerçekten de, Efesoslular 5:27’de ‘ey kocalar, Mesih onun uğruna kendisini teslim edip cemaati sevdiği gibi, karılarınızı sevin’ denir. Evet, Mesih takipçilerine duyduğu bu sevgiyi onlar uğrunda ölmeye hazır oluşuyla gösterdi. Kocalara hiçbir bencil amaç gütmeyen ne şahane bir örnek bırakmış oldu! Ayrıca İsa’nın öğrettiği ve uyduğu standartlar Tanrı’nın standartlarını yansıtıyordu; bunlar bizim yararlanmamız için Mukaddes Kitaba kaydedilmiştir.

Ne var ki, dünyanın pek çok yerinde, ağır koşullarda çalışmasına karşın birçok kadın için emeğinin karşılığını almak pek nadir görülen bir durumdur. Onlar yaşam koşullarını iyileştirebilmek için şimdiden ne yapabilirler? Ayrıca, onlara karşı gösterilen tutumun değişmesi ihtimali var mı? Kadınları gelecekte neler bekliyor?

[Sayfa 10, 11’deki çerçeve/resim]

Bir Kadın İçin Yaşam Koşullarını İyileştirmenin Üç Yolu

Eğitim. Dünyada okuma yazma bilmeyen 600 milyon kadar kadın var ve bunların çoğu okula gitme olanağını hiç bulamamıştır. Siz de belki okula çok az gitmiş olabilirsiniz, fakat bu kendinizi eğitemeyeceğiniz anlamına gelmez. Bunu yapmak kolay değilse de, birçok kadın başardı. Women and Literacy (Kadın ve Okuryazarlık) adlı kitaptaki açıklamaya göre, “yetişkin kimselerin okuma yazma öğrenmeye kalkmasında dinsel nedenler önemli bir rol oynayabilir.” Mukaddes Kitabı kendi başınıza okuyabilmeniz okuma öğrenmenin size kazandırdığı şahane bir ödüldür. Fakat bunun başka birçok yararı da var.

Okuryazar bir anne sadece daha büyük ekonomik olanaklara sahip olmakla kalmaz, sağlık konusunda da bilgi edinebilir. Hindistan’ın Kerala eyaletinde okuryazarlığın yararları çarpıcı biçimde görülüyor. Bu bölgede ücretler asgari ücretin altındadır; ancak kadınların yüzde 87’si okuryazardır. İlginçtir ki, bu eyalette bebek ölümlerine Hindistan’ın diğer yerlerindekinden beş kat daha az rastlanıyor; kadınlar ortalama 15 yıl daha uzun yaşıyor ve bütün kız çocukları okula gidiyor.

Doğal olarak, okuryazar bir anne çocuklarının öğrenme sürecinde olumlu bir etkiye sahiptir—bu küçümsenecek bir şey değildir. Kız çocukların eğitim görmesi şahane bir yatırımdır. Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu’nun (UNICEF) The State of the World’s Children 1991 yayınında belirtildiği gibi, ailenin daha sağlıklı olmasında ve bizzat kadının yaşam kalitesinin artmasında hiçbir etken bunun kadar güçlü olamaz. Okuma yazma becerisinin annelik ve evin geçimini sağlama görevlerinizi daha iyi yapmanıza yardımcı olacağı kesindir.a

Sağlık. Anne, özellikle hamileyse ya da emziriyorsa kendisine dikkat etmelidir. Daha iyi bir beslenme rejimi uygulayabilir mi? Hem Güney ve Batı Asya’da hem de Afrika’da hamile kadınların yaklaşık üçte ikisinde klinik kansızlık vardır. Kansızlık insanı enerjisiz bıraktığı gibi, doğumun getirdiği riskleri de artırır ve sıtmaya tutulma olasılığını kuvvetlendirir. Et ve balık fazla bulunmuyorsa ya da pahalıysa da, yumurta ve demirce zengin meyve veya sebzeler alınabilir. Kadınlar, batıl inançların besleyici gıdalar yemekten sizi alıkoymasına ve yerel âdetlerin sizi ailenizdeki diğer kişilerin yediklerinden yoksun bırakmasına izin vermeyin.b

Çocuğu anne sütüyle beslemek hem anne hem de çocuk için yararlıdır. Anne sütü her maddeden daha ucuz, daha hijyenik ve daha besleyicidir. UNICEF’in tahminine göre, anneler bebeklerini dört ila altı aylık oluncaya dek kendi sütleriyle beslemiş olsalardı, her yıl bir milyon çocuğun ölümü önlenebilirdi. Elbette, anne, sütüyle geçeceği bilinen bulaşıcı bir hastalığa yakalandığı takdirde farklı bir güvenli seçeneğe başvurulmalıdır.

Evde açık ateşte yemek pişirildiğinde odanın iyi havalandırılmasına dikkat edilmelidir. Women and Health (Kadın ve Sağlık) adlı kitap, “Yemek pişirirken duman ve zehirli gazlar içinde kalmak bugün bilinen bir işte olabilecek en ciddi sağlık tehlikesidir” diye uyarıyor.

Ne kadar baskı görürseniz görün sigara içmeyin. Gelişmekte olan ülkelerde yaygın sigara reklamları kadınları hedef alıp onları sigara içmenin bir görgü işareti olduğuna ikna etmeye çalışıyor. Gerçek bu kadar saptırılamaz! Sigara çocuklarınıza zarar verir ve sizi öldürebilir. Tahminlere göre, tüm sigara içenlerin dörtte biri sonunda tütün bağımlılığı yüzünden ölüyor. Ayrıca, uzmanlar ilk kez sigara içenlerin tütüne bağımlılık kazanma olasılığının da çok yüksek olduğu yönünde uyarıda bulunuyorlar.

Hijyen. Annenin örneği ve öğütleri ailesinin sağlığı için çok önemlidir. Facts for Life adlı yayında iyi bir hijyen için gerekli adımlar şöyle sıralanıyor:

• Dışkıyla herhangi bir temastan sonra ve yiyecekleri tutmadan önce ellerinizi sabun ve suyla yıkayın. Çocuklarınızın yemekten önce ellerini yıkadıklarından emin olun.

• Bir tuvalet kullanın ve onu temiz ve üstü örtülü tutun. Bu mümkün değilse, tuvalet ihtiyacınızı evinizden olabildiğince uzakta görün ve dışkıyı hemen gömün.—Tesniye 23:12, 13 ile karşılaştırın.

• Ev işlerinizde temiz su kullanmaya gayret edin. Bu amaçla kuyularınızın üstünü kapalı tutun ve su taşımak için temiz kovalar kullanın.

• İçecek temiz su yoksa, suyu kaynatın ve içmeden önce soğumaya bırakın. Kaynatılmamış su temiz görünse de kirli olabilir.

• Pişmemiş yiyeceklerin çok daha kolayca enfeksiyon bulaştırabileceğini unutmayın. Çiğ yenen yiyecekler önce yıkanmalı ve olabildiğince çabuk yenilmelidir. Diğer yiyeceklerse, özellikle et ve kümes hayvanları iyice pişirilmelidir.

• Yiyecekleri böcekler veya hayvanlar yüzünden pislenmemesi için kapalı ve temiz tutun.

• Çöpleri gömün veya yakın.

[Dipnotlar]

a Yehova’nın Şahitlerinin insanları Mukaddes Kitap hakkında bilgilendirme programında ücretsiz olarak düzenledikleri okuma yazma kursları da yer alır.

b Bazı ülkelerde, batıl inançlar yüzünden, doğmamış çocuğa zarar vereceği korkusuyla hamile kadınlar balık, yumurta veya tavuk yemezler. Bazen de âdetler kadınların, erkekler ve erkek çocuklar yemeklerini bitirdikten sonra geride kalanları yemesini gerektirir.

[Sayfa 8’deki resim]

Batı dünyasında birçok kadın büroda çalışıyor

[Sayfa 8, 9’daki resim]

Birçok kadın berbat koşullarda çalışmak zorunda

[Tanıtım notu]

Godo-Foto

[Sayfa 9’daki resim]

Anneler—evdeki öğretmenler

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş