-
İlginç Sorulara CevaplarGözcü Kulesi—1989 | 1 Ocak
-
-
Tabii, Tanrı’nın affını ve gökte veya yeryüzü cennetinde olsun, ebedi hayat kazanmak isteyen herkesin İsa’nın fidyesine iman etmesi hayatidir. İsa bunu Yuhanna 6:51, 54’te açıklamaktadır: “Gökten inmiş olan diri ekmek benim; eğer (herhangi) bir adam bu ekmekten yerse, ebediyen yaşar; . . . . [fidye ile kurtulabilen insanlık] dünya[sı]nın hayatı için vereceğim ekmek kendi etimdir . . . . Benim etimi yiyip kanımı içenin ebedi hayatı vardır.”
Fakat İsa’nın, bu sözleri şakirtleri olmayanlara da söylediğine dikkat edelim. Mucizevi şekilde binlerce kişiyi doyurduktan sonra, büyük bir kalabalık, İsa’nın bulunduğu Kefernahum’a geldi. Bu kalabalıkla konuşurken İsa, Yuhanna 6:51-54’te geçen sözleri konuşmasına dahil etti. Böylece çölde yenilen mandan daha kalıcı bir hayat ümidi sağlayabilen sembolik anlamdaki “gökten inen ekmek”in kendisi olduğunu söylediği zaman, İsa, sadece şakirtlerine hitap etmedi.—Yuhanna 6:23-34.
Çöldeki eski olayı gözden geçirirken, kimlerin Mısır’dan çıkıp çöle geldiğini hatırlayalım. “İsrail oğulları, çocuklardan başka, altı yüz bin kadar yaya erkek . . . . ve karışık çok halk da onlarla beraber çıktı.” (Çıkış 12:37, 38; 16:13-18) Bu ‘karışık halk’ İsraillilerle evlenmiş olan Mısırlılar ve İsraillilerin tarafını tutan başka Mısırlılardan oluşmaktaydı. Hem İsraillilerin, hem de ‘karışık halkın’ hayatta kalabilmesi için mana ihtiyacı vardı. Fakat ‘karışık halk’ acaba İsraillilerle aynı ümide sahip miydi? Hayır! İsraillilerle birlikte Yehova’ya tapınıp vaat edilen diyara girmeyi ümit edebilen bu ‘karışık halk’, Kanun ahdi altında hiçbir zaman kral ve kâhin olamayacaktı. Böylece çölde harfi mandan yiyen herkes, aynı ümide sahip olmadı.
-
-
İlginç Sorulara CevaplarGözcü Kulesi—1989 | 1 Ocak
-
-
Tabii, Mesihi Krallık altında ebediyen yaşamak isteyen İsa’nın hakiki takipçileri, bunun İsa’nın kurbanlığına iman etmekle mümkün olduğunu bilirler. İsa’nın o kalabalığa dediği gibi: “Gökten inmiş olan diri ekmek” bizzat kendisidir. (Yuhanna 6:51) Fakat buna rağmen yeryüzünde yaşama ümidine sahip olanların, bu harfi sembollerden almaları gerekmemektedir, çünkü onlar ne “yeni ahit”, ne de ‘krallığında tahtlar üzerinde oturmak’ üzere İsa’nın kestiği krallık ahdinin içindedirler.
-