Hiç Orman Yangınına Sebep Oldunuz mu?
TABİİ Kİ HAYIR, diyeceksiniz. Fakat durun! Belki de oldunuz. Şakirt Yakub’un sözlerini dinleyin: “Dil küçük bir uzuvdur ve büyük şeylerle övünür. İşte, ne kadar az ateş, ne kadar çok odun tutuşturur!”—Yakub 3:5.
Dil çok önemli bir konuşma organıdır, fakat çok da kötüye kullanılmıştır. İnsanlar dili yalan söylemek ve iftira etmek için kullanır. Onunla, başkalarını insafsızca eleştirir, saygınlıklarını yok eder ve kişileri dolandırırlar. Ayaktakımı kışkırtıcıları, dili ayaklanmalar başlatmak amacıyla kullanır. Adolf Hitler, dilini, bir milleti savaşa seferber etmek üzere kullandı; ki bu gerçekten orman yangını gibi bir savaştı!
İyi niyetli kişiler bile, küçük ‘orman yangınlarına’ neden olabilir. Bir şey söyledikten hemen sonra, keşke söylemeseydim dediğin hiç oldu mu? Öyleyse, Yakub’un şunları söylerken ne demek istediğini anlayabilirsin: “İnsanlardan kimse dili zaptetmeğe kadir değildir.”—Yakub 3:8.
Bununla birlikte, dilimizi iyi yönde kullanmaya çalışabiliriz. Mezmur yazarı gibi, azimle şöyle söyleyebiliriz: “Yollarıma bakayım da, dilimle suç etmiyeyim.” (Mezmur 39:1) Başkalarını insafsızca eleştirmektense, yapıcı olmaya çalışabiliriz. İnsanlara iftira etmektense, onlar hakkında iyi şeyler söyleyebiliriz. Dolandırmak ve aldatmaktansa, gerçeği söyleyebilir ve eğitici şekilde konuşabiliriz. İyi bir yüreğin harekete geçirdiği dil, şifa verici, harikulade sözler söyleyebilir. İsa, insanlığa kurtuluş hakkında öğretirken dilini hayranlık uyandırıcı bir tarzda kullandı.
Gerçekten de, “ölüm ve hayat dilin elindedir.” (Süleymanın Meselleri 18:21) Senin dilin öldürücü mü yoksa hayat verici mi? ‘Orman yangınları’na mı sebep oluyor yoksa onları söndürüyor mu? Mezmur yazarı Tanrı’ya şöyle dua etti: “Dilim senin sözünü terennüm etsin; çünkü bütün emirlerin adalettir.” (Mezmur 119:172) Mezmur yazarının tutumunu geliştirirsek, biz de dilimizi iyi yönde kullanacağız.