Dünyaya Bakış
Türkiye’de “Sigarayı Bırak” Kampanyası
20 Şubat 1986 tarihli Milliyet gazetesinin ilan ettiği gibi, Cumhurbaşkanı ile Başbakan “Sigarayı Bırak” kampanyasını açtılar. Sigaraya karşı uyarı mesajında Cumhurbaşkanı Evren şunu dedi: “Sigarayı bıraktım, rahata kavuştum, nefesim açıldı. Öksürmekten kurtuldum, canlandım.” Başbakan Özal ise, “Sigarayı Bırak” çağrısında şunları dedi: “Sigarayı bırakmasaydım bugünkü sorumluluğu yüklenecek gücü kendimde bulamazdım. Sigarayı içenlerden yüksek fon ve vergi almamızın nedeni, vatandaşa sigarayı bıraktırmaktır. 1 Mart Cumartesi günü, sigarayı bir gün bırakmayı deneyin.”
Aynı gazetenin 21 Şubat sayısında “Sigara Paniği” başlığı altında şunlar yazılmıştır: “Amerika ve Avrupa’da ‘Türk gibi kuvvetli’ sözünün yerine başka bir deyim aldı: ‘Türk gibi sigara içiyor.’” Gazete devamen şunları yazıyor: “Türkiye’de yapılan bir araştırmada öğrencilerin % 8,6’sının 13 yaşından önce sigaraya başladığı belirlendi. 14-16 yaşları arasında sigara içenlerin oranı % 30’u aşıyor. 17-19 yaş grubunda ise, bu rakam % 52.”
Başka bir araştırmada, Türkiye’de yılda 20 bin kişinin kanserden öldüğü saptandı. Bunun en önemli etkeni ise, sigara tiryakiliği olarak kabul ediliyor, zira yarım paket sigaranın kanseri 8 kat artırdığı tahmin ediliyor.
Sigara İçenlerin Eşleri İçin Daha Büyük Risk
Geçenlerde yapılan araştırmalar, kocaları sigara içmeyenlere oranla eşleri sigara içen kadınlar için akciğer kanserine yakalanmak riskinin daha büyük olduğunu gösterdi. Kanada’daki Toronto şehrinin The Globe and Mail gazetesi, Japonya’da 1971 ilâ 1980 arasında 1400 kişi üzerinde yapılan araştırmada, böyle durumlarda riskin, yüzde 50 arttığı sonucuna varıldığını yazıyor. Araştırmanın bir yöneticisi olan Dr. Suminori Akiba’ya göre, bir kadının akciğer kanserine yakalanma oranının, kocasının ne kadar çok ve sık sigara içmesiyle doğru orantılı olarak artıyor veya azalıyor. Gazete, Dr. Akiba’nın “kansere yakalanma oranının kocaları günde 30 sigara içen kadınlar için, eşleri sigara içmeyen kadınlara oranla iki kat oldu”ğunu yazıyor.
Sigara İçen Kadınlar
Sigara içmeğe başlamak üzere kadınlara yapılan baskılar artıyor. Liverpool şehrinin Daily Post gazetesi, İngiltere’de çıkan kadın dergilerinin her sayısında ortalama 12 sayfalık bir sigara reklamının bulunduğu yazıyor. Fakat sigara kullanma alışkanlığı ne kadar tehlikelidir? İskoçya’da 55 yaşının üstünde olan kadınların başlıca ölüm nedeni, çok sigara içmekle ilgisi bulunan akciğer kanseridir. British Medical Association (İngiliz Tıp Derneği) İngiltere’de 1983’te 33.000 dolayında kadının ölümünü sigara içmekten ileri gelen hastalıklara bağlıyor. Ayrıca yeni delillere değinerek, sigara içmekle rahim kanseri arasında da bir bağlantı olduğu uyarısında bulunuyor. Böyle olmakla birlikte, araştırmacı Dr. Bobbie Jacobson’un söylediği gibi, birçok kadın kilo alma korkusundan dolayı sigarayı bırakamıyor.
Direnen Virüsler
AİDS virüsünü kapmış olan kişiler, taşıyıcı olarak, dört yıldan fazla bir zaman hiçbir belirti göstermeden bu virüsü, kan nakli vasıtasıyla kolaylıkla başka insanlara geçirebilirler. Bunu söyleyen The New England Journal of Medicine dergisinin yakın tarihli bir sayısı idi. Kan nakli vasıtasıyla veya kan maddeleri kullanarak 200’den fazla insanın AİDS’e yakalandığı rapor ediliyor. Atlantadaki (A.B.D.) Center for Disease Control tarafından yapılmış ayrı bir araştırma, virüsün bazı kişilerde belirtileri olmadan beş yıldan fazla zaman için direnebileceğini doğruladı. 1985 Ağustos ayının ortasına kadar, A.B.D.’de kanıtlanmış 12.000’den fazla AİDS olayı vardı; bu sayı her hafta 160 yeni olayla artıyor. Onlardan 5.000’i öldü. AİDS’in ilk olayları 1981’de ortaya çıktı.
Yine Gizlendi
Geçenlerde Finlandiya’daki 200 yıllık Kuhmonien kilisesini yenilemek ve onarmak için çalışılırken, Tanrı’nın ismi olan Yehova ortaya çıktı. Eski boyalar kazınırken tam mezbahın üstünde büyük bir duvar resminin altında büyük harflerle Fin dilinde Tanrısal isim olan “Yehova” kelimesi açıkça görüldü. Yerli Kuhmoisten Sanomat gazetesinin dediğine göre, “bu oldukça şaşırtıcı kelimenin ve aynı zamanda büyük duvar resmi”nin ne olacağı “cemaat içinde değişik açılardan ele alındı. Karar kilise konseyine bırakıldı.” Gazetenin söylediğine göre, Orta Finlandiya müzesinin müdürü olan Janne Vilkuna, resmi “öylesine değerli buldu ki, gecikmeden uzmanlarca onarılıp yenilenmesi gerektiğini” düşündü. Fakat kilise konseyi oy birliğiyle resmi tahta ile kapatarak, Tanrı’nın “şaşırtıcı” ismini gizlemeğe karar verdi.
Gençlerin İntihar Olaylarına Yeni Işık
Geçen 20 yıl içinde, Amerika’da gençlerin intihar olaylarının sayısı üç katını aştı. Louisville (Kentucky ABD) Üniversitesinde yapılan üç yıllık bir araştırmada, intihardan söz edenlerin bunu yapmadıklarını kabul eden görüşün genel olarak doğru olmadığı anlaşıldı. 12 ilâ 19 yaşları arasında görülen 24 intihar olayı incelenirken, 17 kişinin ölmek üzere arzularını önceden dile getirdiği, 11’inin intihar edeceğine dair tehditte bulunduğu ve 8’inin ise bunu denediği ortaya çıktı. Araştırma grubunun yöneticisi olan Dr. Mohammad Shaffii şöyle dedi: “Bu verilerin yardımıyla, bir öğretmen veya bir veli bizi arayıp bir çocuğun ölmek istediğini söylediğinde, şimdi daha hassas davranıyoruz.” Louisville The Courier Journal gazetesine göre, Dr. Shaffii, intihar olaylarının artışını açıklarken, “tek anne veya baba ile yaşamaktan, destek rolü için dinin, destek olamamasından” ve “herşeyden önce . . . . insan ilişkileri noksanlığı”ndan söz etti.
Kemikler Çin Süt
Asiaweek dergisine göre, çocukluk çağında bol süt içilirse, kemiklerin yapı madde miktarları, etkili şekilde azami seviyeye çıkar. Süt, doğal bir kemik yapıcı olan kalsiyumun zengin bir kaynağıdır. 49 ilâ 66 yaşları arasında olan 255 kadın üzerinde yapılan bir araştırma, çocukluklarında bol süt içmiş olanlarda kemiklerin yapı madde miktarının çok fazla olduğunu gösterdi. Böyle bulgular, özellikle kadınlar için önemlidir, çünkü onların osteoporoz hastalığına yakalanma ihtimali çok fazladır. Yaşlanmanın ve seks hormonlarının daha az üretilmesinin sonucu olan osteoporoz hastalığı yüzünden kemiklerin yapı madde miktarı azalır ve durup dururken kırıklar meydane gelebilir.
Şeker Hastalarına Bilgisayarla Yardım
The German Tribune gazetesinin yazdığına göre, Alman tıp uzmanları, şeker hastalarının insüline ihtiyaçlarını hızlı bir şekilde fark etmelerini mümkün kılan bir bilgisayar programını hazırladılar. Bir cep bilgisayarına hangi şeyi ne zaman yiyeceklerini yazdıktan sonra, bilgisayar, alınacak doğru insülin miktarını hesaplıyor. Bilgisayarın, aynı zamanda önerilen miktara, hastanın tepkisine dikkat edip, sonra da gereken düzeltmeleri yaptığı söyleniyor. Böylece şeker hastalarına daha büyük bir bağımsızlık sunuluyor. Aynı zamanda bu şekilde yanlış ve belki de tehlikeli dozlarda ilaç almanın riski büyük ölçüde azaltılıyor.
Bebekler İçin Loş Işık
New England Journal of Medicine dergisi, doktorların yeni doğmuş bebeklerin bulunduğu odalarda aydınlatmanın, loş ışık olmasını tavsiye ettiklerini söyüyor. Parlak ışıklı odalarda bulunan bebekler üzerinde yapılan araştırmalar, görme bozukluklarına neden olan göz damarlarındaki zararların varlığını ortaya çıkardı. Tıp ekibi, yoğun bakımlı bebek odalarının iyi aydınlatılmasının değerini azımsamadığı halde, haftalar ve aylarca böyle durumlarda kalmak zorunda olan bebekler için kaygılarını dile getirdiler. Parlak ışığın, gözün oksijene karşı duyarlığını artırarak tümüyle gelişmemiş kan damarlarında zarara yol açtığını ifade etmektedirler.
Şiddetli Dolu Fırtınası
1985 Eylül ayının son gününde Brezilya’daki bir kasabadan geçen dolu fırtınası öylesine şiddetli oldu ki, bir sokakta 30 metre uzunluğunda ve 1,5 metre yüksekliğinde bir buz tabakası oluşturdu. 1 kg ağırlığındaki dolu taneleri, Rio de Janeiro’nun 500 kilometre kuzeyindeki Itabirinha de Mantena kasabasına düştü ve sokaklarını buzla kapladı. Sadece 15 dakika süren fırtınanın sonucunda 20’den fazla kişi öldü, 300 kişi yaralandı ve kasabanın 10.000 sakininin 4.000’i evsiz kaldı. 900 kişi evinin çatısını kaybetti, 50 ev tamamiyle harap oldu. Buzlarla tıkanan nehirler taşınca, başka zararlara da yol açıldı. Belediye reisi Clovis D. de Castro, bu felaketi, ‘geçen yıllarda bölgede kaydedilenlerin en büyüğü’ olarak niteledi.