Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • w80 1/12 s. 5-8
  • “Başınızı Kaldırın”

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • “Başınızı Kaldırın”
  • Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1980 (İnceleme Serisi 52-59)
  • Altbaşlıklar
  • Benzer Malzeme
  • NEDEN BU KADAR UZUN SÜRDÜ?
  • ŞİMDİKİ SİSTEM YOK EDİLECEK
  • HAYATTA KALANLAR
  • Tanrı’nın Gökteki Krallığı Çok Yakında Kurtuluş Getirecek!
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—2008
  • Tanrı Acılara Neden İzin Verdi?
    Yaşam—Nasıl Oluştu? Evrimle Mi Yaratılışla Mı?
  • Tanrı’nın Amacı Pek Yakında Gerçekleşecek
    Yaşamın Amacı Nedir? Bunu Nasıl Öğrenebilirsiniz?
  • ‘Uyanık ve Ayık Kalın’
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1982 (Dinsel Seri 12-24)
Daha Fazla
Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1980 (İnceleme Serisi 52-59)
w80 1/12 s. 5-8

“Başınızı Kaldırın”

İNSANLIK tarihinde geçen hiçbir nesil bizim neslimizin gördüğü ıstırap verici olaylara tanık olmamıştır. Öyleyse zamanımızdan bahseden İsa neden şöyle dedi: “Bu şeyler olmağa başlayınca yukarı bakın, ve başınızı kaldırın; zira kurtuluşunuz yaklaşıyor.”—Luka 21:28.

Açıkça anlaşılabileceği gibi, İsa, bu sözleriyle bütün bu sıkıntı verici sorunların, kalıcı ve doyurucu bir çözümünün bulunduğunu belirtiyordu. Bu çözüm nedir? Örneğin, İsa’nın verdiği peygamberlikler ve Mukaddes Kitapta bulunan başka peygamberlikler bu kurtuluşun insanların çabalarının bir sonucu olacağını mı gösteriyor? Hayır, katiyen!

Tarihin verdiği çetin dersten anlaşılacağı üzere, samimi olmalarına rağmen, insanların ve milletlerin insanlığa gerçek barış, güvenlik ve kalıcı mutluluk getiremedikleridir. Sarf ettikleri en iyi gayretler er geç başarısızlığa uğradı. Bundan dolayı Mukaddes Kitabın hiçbir yerinde insanların bizzat çaba harcamalarıyla toplumun eksikliklerini giderecekleri anlatılmamıştır.

Bunun yerine İsa, dünya durumlarının gitgide kötüleşeceğini önceden gördü. Onun deyişiyle bütün bu şeyler sistemi, bir “büyük sıkıntı”ya yakalanacaktı; öyle bir sıkıntı “ki, dünyanın başlangıcından şimdiye kadar olmamıştır, ve hiç olmıyacaktır.” (Mat. 24:21) Tam şu sırada dünya çapındaki olaylar bu duruma doğru gelişmektedir.

Böyle olduğuna göre İsa neden bu kadar iyimser olabildi? O, insan işlerinde meydana gelecek bu benzeri olmayan kargaşanın asla tekrarlanmayacağını biliyordu. Bu şiddetli kargaşa yeni bir şeyler sistemine doğru, Mukaddes Kitabın peygamberlik sözüyle, ‘adaletin duracağı yeni gökler ve yeni bir yer’ için zemin hazırlayacaktı.—II. Pet. 3:13.

NEDEN BU KADAR UZUN SÜRDÜ?

Bununla beraber, eğer bu yeryüzünde adil bir yeni nizam kurmak Tanrı’nın maksadı idi ise, binlerce yıl boyunca bunca zahmet ve sıkıntının devam etmesine Tanrı niçin izin verdi? Bunun önemli bir nedeni vardır ve bu ilk erkekle kadının Tanrı’nın hükümdarlığına karşı başkaldırmaya karar vermekle ortaya atılan davayla ilgilidir.

İlk ana-babamız, Tanrı’dan bağımsız yaşamakla “iyiyi ve kötüyü bilerek Allah gibi” olma teklifiyle karşı karşı [karşıya] kaldılar. (Tekv. 3:5) Onlar, neyin iyi veya kötü olduğu konusundaki Tanrı’nın kanununa zaten sahip oldukları için, Tekvin 3:5’te geçen bu söz, herhalde onların istedikleri neyin iyi veya kötü olduğunu bizzat tayin etmeleri anlamına geliyordu. İlk atalarımızın aslında söylemek istedikleri şey, hayatlarını yönetmek için Tanrı’ya ihtiyaçları olmadığı, kendi işlerini başarıyla bizzat yerine getirebilecekleriydi.—Tesn. 32:4, 5.

Tanrı buna neden müsaade etti? İnsanları robot olarak değil, hür iradeli olarak yarattığından. Böylece insanların Tanrı’dan bağımsız olarak işlerini başarlı şekilde yönetip yönetemeyeceklerini ilk ve son defa göstermek için, Tanrı, onların kendi kanunlarından ayrılmalarına izin verdi.

Tanrı bu yolda çok sabır ve tahammül gösterdi. İnsanların kendi kendilerini yönetemediklerini ispat etmek için onlara her fırsatı tanıdı. Geçmişteki binlerce yıl boyunca akla gelen her idare şekli ve sosyal sistem insanlar tarafından denendi. Buna rağmen tarih, özellikle bizim neslimizin tarihi, bunlardan hiçbirinin tüm insanlık için kalıcı nimetler getiremediği gerçeğini açıkça ortaya koydu. Milletlerin, yeryüzünün yöresel bölgelerinde bile gerçek barış ve kalıcı güven temin edememesi, insanların Yaratıcılarından bağımsız olarak kendi kendilerini başarıyla yönetemeyeceklerini açıkça gösterir.

Neden mi? Çünkü insanlar bu yeterlikle veya yetenekle yaratılmadılar. Aksine Tanrı, onları Kendisine ve kanunlarına bağımlı olarak yaratmıştı. (Tekv. 2:16) Onları Kendi yönetimine ihtiyaç duyacak şekilde yaratmıştı. O’nun bu düzenlemesinden ayrılmak, geçen bütün yüzyıllar boyunca görülmüş olduğu gibi, sadece zararla sonuçlandı. Bu durum sanki birinin sağlık kurallarını gözmezlikten gelip de iyi sağlığı olmasını beklemesi veya yüksek bir binadan atlamakla yerçekimi kanununu görmezlikten gelip yaralanmamasını beklemesi, ya da trafik kanunlarını durmadan çiğneyip de hiçbir zaman kazaya uğramamasını beklemesi gibidir.

Bu şekilde Tanrı’nın Sözünün hakikat olduğu açıkça kanıtlanmıştır. Tanrı’nın Sözü şöyle uyarıyor: “İnsanın yolu kendi elinde değildir; adımlarını doğrultmak yürüyen insanın elinde değildir. Ya Yehova (YD), beni . . . . tedip et.” (Yer. 10:23, 24) İnsanlığın Tanrı’yı ve O’nun yollarını görmezlikten gelmesinin oluşturduğu sonuç, Mukaddes Kitabın belirttiği şu sonuç gibidir: “Yol var ki, adamın önünde doğru görünür; fakat onun sonu ölüm yollarıdır.”—Sül. Mes. 14:12.

İnsanların ve milletlerin geçen bütün yüzyıllar boyunca işledikleri tarihi olaylar, onların, bu şahane yeryüzünü yönetmeye layık olmadıklarını açıkça gösteriyor. Durum, California Yargıtayının bir yargıç olan başkanının söylediği gibidir: “Eğer bu yerde her ay yenilenmesi gereken bir kira kontratı altında yaşasaydık, çoktan bu yerden çıkarılmış olurduk.”

Her ne kadar “aylık bir kontrat” mevcut değilse de, insanlığın yeryüzünü Tanrı’dan bağımsız olarak yönetmeleri süresi katiyen sonsuz değildir. Ancak geçicidir ve bu zaman sınırlıdır. Mukaddes Kitap peygamberliği, bu sürenin sonunun yaklaşmış olduğunu gösteriyor İnsanların yönetimleriyle ilgili çeşitli ve oldukça bol olan davaların bulunduğu çağımızda, Tanrı’nın bu tatmin edici olmayan sistemi yok etmek zamanının geldiği anlaşılıyor. Bu sistemi ortadan kaldırdıktan sonra, Tanrı, bizzat amaçladığı yeni bir nizamı getirecek. Bu sistemde gerçek ve kalıcı bir barış, güvenlik ve mutluluk bulunacak.

ŞİMDİKİ SİSTEM YOK EDİLECEK

Bu sistemin yok edilmesi, Vahiy kitabında şu sembolik dille tasvir edilmiştir: “Güneşte duran bir melek gördüm; ve büyük sesle çağırıp gökün ortasında uçan bütün kuşlara dedi: “Kıralların etini, ve binbaşıların etini, ve yiğitlerin etini, ve atların ve üzerlerine binenlerin etini, ve hürlerin ve kölelerin ve küçüklerin ve büyüklerin, hepsinin etini yemek için Allahın büyük ziyafetine gelin, bir araya toplanın.”—Vah. 19:17, 18.

Bu sözü edilen olay İsa’nın bahsettiği “büyük sıkıntı”nın zirvesinde “olacaktır ki, dünyanın başlangıcından şimdiye kadar olmamıştır, ve hiç olmıyacaktır.” Böylece İsa Mesih’in yönetimindeki Tanrı’nın semavi hükümdarlığı şimdi mevcut olan “bu kırallıkların hepsini o parçalıyacak ve bitirecek” ve Tanrı’nın bütün yeryüzü üzerinde temin ettiği hükümet “ebediyen duracak”—Dan. 2:44.

HAYATTA KALANLAR

Gelmekte olan dünya felaketinde hayatta kalanlar olacak tıpkı Nuh’un günlerinde küresel tufanın o bozuk dünyayı yok ettiği zaman olduğu gibi. (II. Pet. 2:5) Tanrı’nın Sözü bununla ilgili şöyle diyor: “RABBİN hükümlerini yapmış olan dünyanın bütün alçak gönüllüleri, RABBİ arayın, salâhı arayın, alçak gönüllülüğü arayın; RABBİN öfkesi gününde belki örtülürsünüz.” “Vaki olacak ki, her kim Yehova’nın (YD) ismini çağırırsa, kurtulacaktır.”—Tsef. 2:3; Yoel 2:32.

Mukaddes Yazıların son kitabı da bize hayatta kalanlar olacağına dair teminat veriyor. Bunlar “büyük sıkıntıdan gelen” bir “büyük kalabalık” olarak tanıtılmaktadır. Onlar neden esirgeneceklerdir? Peygamberliğin belirttiği gibi onlar Tanrı’ya ‘gece gündüz kutsal hizmet arz ettiklerinden.’—Vah. 7:9, 14, 15, YD.

Tüm milletlerden hayatta kalacak olanları toplamak işi şu anda yapılmaktadır. Bütün dünyada Tanrı’nın maksatları hakkında bilgi edinmek ve O’nun iradesini yapmak isteyenler, Tanrı’nın gelmekte olan “yeni yer”in temelini oluşturacak bir milletlerarası insanlar toplumu haline getirilmektedirler. (II. Pet. 3:13) Bu dünyanın milletlerinin tersine, onlar, “kılıçlarını sapan demirleri, ve mızraklarını bağcı bıçakları yap”mayı zaten öğrenmişlerdir. Bunu yapmakla onlar şu peygamberliği de şimdi yerine getirmişlerdir: “Millet millete karşı kılıç kaldırmıyacak, ve artık cengi öğrenmiyecekler.”—İş. 2:2-4.

Böylece Tanrı’dan bağımsız yaşayan milletler daha da büyük ıstıraplara gömülürken, Tanrı’nın, krallığı altındaki temizlenmiş yeryüzünü miras almak için bir kavmi toplamak maksadı şanlı bir şekilde yerine getirilmektedir. (Mat. 25:34) Bu kişiler, bu kötü sistemin sonuna yaklaşması ve hemen önümüzde olan adil yeni sistem hakkında şimdi edindikleri bilgiler nedeniyle geleceğe artık ümitsizlekle bakmazlar. Bunun yerine onlar ‘başlarını yukarı kaldırıyorlar, çünkü kurtuluşları yaklaşıyor.’ (Luka 21:28) Onların gelecekle ilgili büyük güvenleri vardır, çünkü Mukaddes Kitabın şu sözüne güvenirler: “İnsanın yüreğinde çok kuruntular vardır; fakat RABBİN muradı, duran odur.”—Sül. Mes. 19:21.

    Türkçe Yayınlar (1974-2026)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş