Dengeni Koru—Nasıl?
BÜYÜK bir inşaat şirketinin yöneticisi olan Kenan, yıllarca bu mevkide çalıştıktan sonra birdenbire işini kaybetti. Şimdi kendine ait bir şirket kurmağa uğraştığından, bazen geç saatlere kadar çalışmaktadır. Aile hayatını ve işini cemaat sorumluluklarıyla dengelemeğe çalışırken, bunun “sinirleri geren yorucu bir iş” olduğunu kabul ediyor.
Murat da yeni bir yaşamın ve yeni doğmuş bir bebeğin getirdiği taleplere göğüs germeğe çalışıyor. Yıllarca büyük bir şehirde bir büroda çalıştıktan sonra, şimdi küçük ailesiyle birlikte kırsal bir bölgeye taşındı. Orada Tanrı’nın hizmetinde bir ihtiyar ve öncü (gökteki Krallığın dolgun vakitle ilân eden biri) olarak hizmet ederken yeni bir iş öğrenmeğe çalışıyor.
Bedri de öncü olan iki çocuğu gibi, öncülük yapabilmek için birkaç yıldan beri masraflarını azaltmağa çalışmaktadır. Bununla beraber birkaç aydan beri, vaktinin büyük bir kısmını yöresel İbadet Salonunun inşaat işinde harcamaktadır. Bu arada ödenmesi gereken faturalar yeniden birikmeğe başladı. Hüzünlü bir özlemle “öncülük hizmeti benden uzaklaşıyormuş gibi görünüyor” dedikten sonra, bu “sinir bozucu bir meseledir” diye ekledi.
Bu erkeklerle aileleri, Yehova’nın Şahitlerinin her yerde yaptıkları gibi, “çetin anlar”la dolu olan “son günler”de ruhi dengelerini koruma çabasındadırlar. (II. Timoteos 3:1) Tanrı’nın bu hizmetçilerinin karşılaşmış oldukları tüm problemler belki sana yabancı gelmiyor.
TİCARET HAYATINDAKİ BASKILAR
Resul Pavlus, içinde yaşadığımız “son günler”de insanların, “parayı seven . . . . amansız (anlaşmak istemeyenler) . . . . hain” olacaklarına dikkat çekmişti. (II. Timoteos 3:1-4) Ticaretle uğraşan İsa’nın takipçileri bu sözlerin doğruluğunu gerçekten iyi bilirler. Bir şahit “işlerin bu kadar kötü olduğunu hiç görmemiştim” diye figan ediyordu. “İnsanlar makul değiller, onları memnun edemezsin, üstelik hesaplarını da ödemezler.” Bu tür durumlar bir kimsenin ruhi dengesini korumasını güçleştirmektedir.
Dengemizi korumak için kişisel disiplin gereklidir. Tanrı’nın hizmetçisi olan bir iş adamı şunu dedi: “İhtiyacım olmayan bir şeyi satın almak veya gerekli olmayan bir işe başlamak iğvasıyla karşılaşınca, İşlerini Basit Tut sözünü hatırlayarak kendimi frenliyorum. . . . . Bunu kendime açıkça söylemeliyim, genel masraflarımı azaltabildim ve çekici görünen fakat çok vaktimi alan tek müşteriyle bağlantılı iş anlaşmaları yapmaktan sakınıyorum.”
Ticarette başarılı olabilmek için, kararlılık ve girişkenlik şarttır. Fakat şuna dikkat et! Yehova’nın vakfolmuş hiçbir hizmetçisi, I. Timoteos 6:9, 10’daki açık uyarıyı görmezlikten gelmez: “Zengin olmak isteyenler imtihana ve tuzağa ve insanları helâke ve harabiyete batıran çok manasız ve muzır arzulara düşerler. Çünkü her türlü fenalığın bir kökü para sevgisidir; bazıları bunu arzu ederek imandan saptılar, ve bir çok eziyetlerle kendilerine işkence ettiler.”
Dünyanın maddiyatçı düşünüşü, senin “başarı” hakkındaki görüşünü öylesine kolayca değiştirebilir ki, artık sırf ailenin geçimini sağlamakla tatmin olamazsın. Biraz sonra, başarılı olma konusundaki görüşün, rakibinden büyük olmak veya onu batırmak şekline dönüşebilir. İyi saiklerin sinsice kaybolabilir ve farkında bile olmadan belki ‘zengin olmak isteyebilirsin.’ İşte, o zaman ruhi dengeni kaybetmiş olursun.
Uyanık olmayan Tanrı’nın hizmetçileri kendilerini “para sevgisi”ne kaptırabilirler. Mukaddes Kitap her ne kadar “para bir korunmadır” diyorsa da, “zenginliğin aldatıcılığı”na karşı da bizi uyarır. (Vaiz 7:12; Matta 13:22) Ticaretle uğraşan Tanrı’nın bir hizmetçisi, kolayca şu düşünceye kapılabilir: ‘Ah, günlerimizdeki iş alanındaki istikrarsız ortam yüzünden, sadece korunmak için keşke biraz daha param olsaydı.’ Fakat param, vasıta olmaktan çıkar ve kolayca bizzat amaç haline gelebilir. “Müşteriyi çekebilmek” için daha büyük bir büro kiralanmalı ve “büyük bir iş almak” için de yeni araç ve gereçler satın alınmalı. Fakat ödenmesi gereken faturalar biriktikçe uyanık olmayan Tanrı’nın hizmetçisi ruhi şeyleri ihmal etmek pahasına daha çok çalışmak için baskılarla karşılaşır ve sonuç olarak da dengesini kaybeder.
Özellikle, uyanık olmayan insanlara pusu kuran ve haftada sadece birkaç saat çalışarak zengin olabilmeyi vaat eden bazı büyük ticari şirketlerden sakınmamız gerekir. Samimi olan bazı kişiler, tam gün çalışmadan da kısa bir sürede rahat bir hayatla birlikte dolgun şekilde gökteki krallığı ilan eden “öncüler” olabileceklerine inandırıldılar. Bu tür ticari işler, Tanrı’nın hizmetçisini, iman kardeşlerini de böyle bir ticari şirketin satış servisinde çalıştırmak isteğine sevk edebilir.
Bu tür ticari şirketlerin çoğunda satış toplantıları ve kongreler yapmak olağandır. Orada “başarılı” satıcılar elmas yüzüklerini gösterip, yeni arabaları hakkında övündükleri zaman zaman “para sevgisi” geliştirilir. Resul Pavlus’un böyle bir toplantıda, dinleyicilerin arasında oturup sunulan bu tür şeyleri alkışladığını düşünebilir misin? Acaba kendi malını satmak için iman kardeşlerine baskı yapar mıydı? Veya hiç yakışmadığı halde, ticari eşyaları ibadet yerinde satmalarını teşvik eder miydi? (Filipililer 3:7-9) Bu tür şirketlerde çalışan Tanrı’nın bazı hizmetçileri, maddiyatçı arzular geliştirdikçe, hayatlarında cemaat faaliyetlerine yer kalmadığını görebilirler. Cemaat toplantılarının yerine, haftalık satış seminerleri girmeye başlar; Tanrı’nın kavminin yaptığı büyük ibadet toplantılarının yerine de moral vermeyi amaçlayan büyük buluşmalar ve satış kongreleri geçer; ayırca ruhen sağlıklı arkadaşlığın yerine de dünyevi arkadaşlıklar geçer. Ruhi dengenin bu oranda bozulması ise feci sonuçlara yol açar!
DENGEYİ KORUMAK
Gayet tabii ruhi dengenin korunmasını engelleyen sadece materyalizm değildir. Örneğin, hobiler ve dengesiz bir şekilde eğlenceye yer vermek ayırca dünyanın sekse karşı delice tutkusu da Tanrı’nın hizmetçilerinin üzerinde dengeyi bozabilecek etkiler yapabilir. Acaba İsa Mesih’in bir takipçisi bugün kendisine meydan okuyan hayat sorunları karşısında nasıl ruhi dengesini koruyabilir?
Ruhi ve fiziksel dengeyi karşılaştırmak da çok faydalı olacaktır. Bebekler tek başlarına dengelerini koruyamazlar, ayırca baş dönmesi de sık sık hastalıkla beraber gelir. Aynı şekilde, ruhen olgun olmayan veya ruhen hasta olanlarda da ruhi denge eksikliği olur. Hatta sağlıklı ve olgun bir kimse bile tehlikeli ve kaygan bir yolda dengesini kaybedebilir. Bu nedenle ruhen sağlıklı ve olgun olan İsa’nın bir takipçisi ruhi dengesinin asla bozulmayacağını düşünerek, sürekli “tehlikeli durumlarda” bulunmamalı, daha ziyade böyle durumlardan kaçınmalıdır.
Bundan başka hareket etmeyen bir bisikletin dengesini sağlamaya çalışanlar, ileri doğru hareketin dengeyi kolayca sağlayacağını takdir ederler. Bu görüş önemlidir, zira son yıllarda bazıları “ruhi denge” ifadesini yanlış anladılar veya kötüye kullandılar. Onlar “tarla hizmetinde çalışmak için çok vakit harcamaktansa aileleriyle birlikte evlerinde çok vakit harcadılar.” Dengeli ol!” dediler. Bu gibi uygunsuz öğütler bazılarının ilerlemelerini yavaşlatıp ruhen zarar görmelerine ve keyfine bak tuzağına düşmelerine yol açtı.—II. Petrus 2:3; 3:11, 12.
Tanrı’nın bir hizmetçisi olarak dengeli yaşamak, asla İsa Mesih’in işkence direğini taşımaktan vazgeçmek anlamına gelmez! (Luka 9:23-25) Bu tür sadakatsiz bir davranış aslında İsa Mesih’te sürçmek anlamına gelir; bu ise, dengeli bir davranış değildir.—Matta 11:6
Yehova Tanrı’nın hizmetçilerinin ihtiyacı olan dengenin türü Süleymanın Meselleri kitabında müzakere edilmiştir. Orada şöyle okuyoruz: “Hikmetin başlangıcı şudur: “Hikmet kazan; bütün kazandıklarınla beraber anlayış kazan. Yürüdüğün zaman adımların sıkışmayacak; ve koşarsan sürçmiyeceksin. Terbiyeyi (disiplini) sıkı tut; onu bırakma; onu koru; çünkü o senin hayatındır.”—Süleymanın Meselleri 4:7, 12, 13.
Ruhi dengeyi korumak için hikmet, anlayış ve zaptı nefs esas faktörlerdir. Bunlar Tanrı’nın Sözünü muntazam ve dikkatli şekilde tetkik edip öğrenilenleri hayatta uygulamakla kazanılabilir. İlham edilmiş bir mesel: “RAB hikmet verir” der ve şöyle devam eder: “Ağzından bilgi ve anlayış çıkar; doğrular için sağlam öğüt saklar; doğrulukla yürüyenler için kalkandır.”—Süleymanın Meselleri 2:6, 7.
Hikmet, bilgiyi doğru şekilde uygulamak demektir. Ruhi dengelerini kaybeden Tanrı’nın hizmetçilerinin çoğu, materyalizm ve nefsine düşkünlük veya kendini adil saymak gibi tehlikeler hakkında bildiklerini uygulamadıklarından böyle bir duruma düşüyorlar. (Süleymanın Meselleri 3:5-7) Ruhi yönden başının derde girmesini önlemek için bizzat zayıflıkların hakkında bildiklerini uygulamalısın; bunu yapmaya çalışman özellikle hikmetliliktir. Bir ihtiyar, “kafam tek yönlü çalışıyor ve aşırılığa kaçan bir kişiliğim var; bunu bildiğimden denge konusunda büyük çaba harcamalıyım. Kolayca diğer sorumluluklarımı ihmal edecek kadar tek bir işle meşgul oluyorum” dedi.
İsa Mesih’in tüm takipçileri için, ruhi kardeşlerimiz vasıtasıyla paha biçilmez değerde dengeleyici bir etken sağlanmaktadır. Çok defa biz henüz farkında değilken onlar ruhen zayıfladığımızı fark edebilirler. Böyle bir durumda, alçakgönüllülükle verilen nasihati kabul etmek ne kadar önemlidir! Ne yazık ki, bazen bunun tersi de olmaktadır. Hikmetli Süleymanın “Umumdan ayrılan kendi arzusunu arar, her sağlam öğüde karşı kor” demiştir. (Süleymanın Meselleri 18:1) Bu nedenle imandaşlarından uzak kalmamaya çalış ve seve seve Mukaddes Yazılara dayanan sağlam öğüdü kabul et.
RUHİ DENGENİ KORU
Burada ruhi dengenin korunmasına yarayan birkaç ana etken var. (1) Hikmet, anlayış ve zaptınefs geliştirerek, ruhen sağlıklı kal. (2) Sinsi materyalizm tuzağı gibi ruhi yönden tehlikeli olan durumlardan kaçın. (3) Zayıf veya dengesiz yönlerini bil ve onları düzeltmek üzere çalış. (4) Tarla hizmetinde yavaşlama, aksine Yehova’nın hizmetinde ilerlemeye devam et. (5) Tanrı’nın teşkilatından ve kullandığı kişilerden gelen nasihati alçakgönüllülükle kabul et. (6) Tanrı’nın cemaatinden uzaklaşma.
İçinde yaşadığımız kritik zamanlarda ruhi dengeyi iyi bir şekilde korumak sana güç görünebilir, fakat bunu yapmağa çalış, vazgeçme. Yehova’nın Şahitleri olarak üstün ve kutsal nitelikleri tam bir denge içinde olan Tanrı’ya benzemeye çalışmalıyız? (Efesoslular 5:1; Vahiy 4:8) Yehova Tanrı’ya karşı beslediğimiz samimi sevgi, bizi O’nu örnek almağa sevk edecek ve iman kardeşlerimizden ve Yehova’nın teşkilatından gelen gerekli yardımı kabul ettiğimiz sürece de ruhi dengemizi koruyabileceğiz.