Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • w86 1/4 s. 7-12
  • Evlilik Armağanı ile Sevinmek

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Evlilik Armağanı ile Sevinmek
  • Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1986 (Dinsel Seri 61-72)
  • Altbaşlıklar
  • Benzer Malzeme
  • GÜNAHIN ROLÜ
  • EVLİLİKTE BENCİL OLMAMAK
  • YAŞ FAKTÖRÜ
  • EVLİLİK YAŞAMINA DENGELİ BİR YAKLAŞIM
  • ÖZET OLARAK
  • Evlilik İçin İyi Bir Temel Hazırlamak
    Mutlu Bir Aile Hayatı
  • Evlilik Bitme Noktasına Geldiğinde
    Aile Mutluluğunun Sırrı
  • Sevgi Dolu Tanrı’dan Bir Hediye: Evlilik
    “Tanrı’nın Sevgisinden Ayrılmayın”
  • Mutlu Bir Evliliğiniz Olsun
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur (İnceleme)—2016
Daha Fazla
Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1986 (Dinsel Seri 61-72)
w86 1/4 s. 7-12

Evlilik Armağanı ile Sevinmek

“Allahın birleştirdiğini insan ayırmasın.”—Matta 19:6.

1. İsa’nın meşhur olan hangi sözleri, Hıristiyan âlemi tarafından da iyi bilinmektedir? Fakat bununla ilgili ne gibi sorular doğuyor?

BU SÖZLERİ daha önce duymuş muydunuz? Bunlar, şüphesiz, dünya nüfusunun büyük bir kısmını oluşturan Hıristiyan âlemine ait milyonlarca kişi tarafından bilinen sözlerdir. Çünkü Rab İsa Mesih, bu sözleri kendi günlerindeki dindarlık taslayan Ferisilere hitaben söylemişti. Bu sözler, yabancı olmamakla beraber, İsanın burada ifade etmek istediği nedir? Acaba insanlar genelde bu öğüdün anlamına göre davranıyorlar mı? Bu soruların cevabını birlikte bulalım.

2-4. (a) Bugün birçok ülkede, İsa’nın, Matta 19:6’daki sözlerine kulak vermekle ilgili durum nedir? (b) Evliliğin daimi olması yönünde, Mukaddes Kitabın öğüdünü görmezlikten gelenler nasıl bir tutum içindedirler?

2 Bugün birçok ülkede, insanlar, evlilik düzenine karşı ve Tanrı’nın birleştirdiğini devam ettirme konusunda umursamaz bir tutum içindedirler. Sayıları gittikçe artan ülkelerde boşanma oranları salgın bir şekilde artmaktadır. Boşanmanın kanunen yasak olduğu ülkelerde de durum pek parlak değildir; çünkü bu gibi yerlerde de insanlar çok defa eşlerini terk ederek bir başkasıyla yaşamlarını sürdürmektedirler. Şu halde Hıristiyan âleminin içinde veya dışında olsun, durum, milyonlarca insanın İsa’nın Matta 19:6’daki değerli öğüdünü önemsemediğini göstermektedir. Acaba bu, İsa’nın verdiği öğüt kötü olduğu için mi, yoksa insanlar, İsa’nın sözlerini dinlemedikleri ve onun bu konudaki öğüdü ile pek ilgilenmedikleri için mi böyledir?

3 Deliller, insanların büyük bir yüzdesinin, kendi hayat tarzları ve arzularıyla çatışması halinde, evliliğe ömür boyu süren bir anlaşma gözüyle bakmadıklarını göstermektedir. Onlara göre, evlilik, sadece kişinin uğraşlarıyla, hoşlandığı veya hoşlanmadığı şeylerle çatışana kadar süren geçici bir düzen olsa gerek. Bu sebeple, İsa’nın, evlilik ilişkisine girenlere verdiği öğüt üzerinde bir an için bile durup düşünmeyen bazı kişiler için, evli olduğu eşinden vazgeçmek, neredeyse bir palto veya bir şapkadan vazgeçmek kadar kolay olmaktadır.

4 Günlerimizde bu kadar yaygın olan bu tutum, Mukaddes Kitabın güvenilir öğüdünü takip etmek isteyenleri, Tanrı’nın Sözünün iyi öğretiminden uzaklaşacak tarzda etkileyebilir. İsa’nın takipçilerine hem yazılı hem de sözlü olarak mükemmel öğütler verilmektedir. Fakat bu öğütlere kulak asmamak, evlilikte sorunlara yol açabilir. (Mezmur 19:7-11 ile karşılaştır.) Evliliğin hayat tarzımızla, zevklerimizle veya arzularımızla çatışan herhangi bir yönünün, Tanrı’nın evlilik konusundaki talimatlarına itaat etmemekle değiştirilebileceğini düşünürsek, tehlikeye gireriz. Böyle bir tutum, bizi, insanlığın en büyük sorunlarından biri olan bencillikle karşı karşıya getirir. Çünkü genelde, evliliğe ait sorunların temelinde bencillik yatmaktadır. Bunu neden söylüyoruz?

GÜNAHIN ROLÜ

5. Resul Pavlus, Romalılar 7:15-20’de, günah içinde doğmaktan kaynaklanan sorunu nasıl dile getirmektedir?

5 Âdem ile Havva’nın soyundan gelen tüm erkek ve kadınlar, günahkâr ve nakâmil olarak doğmaktadırlar. Bu, miras aldığı günah yüzünden, insanın, konulan hedefe varamayacağı ve bir dereceye kadar kanunsuz davranacağı anlamına gelir. (I. Yuhanna 3:4) Resul Pavlus, günahın insanlara yüklediği büyük baskıdan söz eder, zira bizzat kendisinin, yapmak istemediği şeyleri yaptığını ve yapması gereken şeyleri de yapamadığını söyler. (Romalılar 7:15-20) Tanrı’nın kanununu kasten çiğneyen herhangi biri bencildir. Kimileri, küçük çapta bencil olabilirler, fakat bazılarının yaşayışı tamamen bencillik üzerine kurulmuştur ve bencillikleri büyük boyutlara ulaşmıştır.

6, 7. Evlilikte bencilliğin sebep olduğu iki sorun nedir? Bunlar bizi hangi mantıklı soruyu sormağa sevk eder?

6 Tanrı’nın kurduğu evlilik düzeninde eşler arasında başgösteren herhangi bir sorunun temelinde de, çoğu kez bencillik yatar. Ana-babası tarafından şımartıldığından dolayı gereğinden fazla ilgi bekleyen bir kadın, aslında bencildir. Evlendikten sonra, sık sık ‘erkek’ arkadaşlarıyla vakit geçirerek bekârlıktaki yaşayışını sürdürmek isteyen bir koca da bencildir. Karı ve kocanın anlaşamadığı tüm hususlar üzerinde durup lütfen düşün. Sorunların büyük çoğunluğunun temelinde bencilliğin yattığını göreceksin.

7 Evlilikte başgösteren sorunları çözmeğe çalışan biri, doğuştan gelen bu bencil eğilimleri, acaba nasıl yenebilir? Bu konuda yapılabilecek birkaç şey vardır. Bunların uygulanması, çökmekte olan bir evliliği kurtarabilir. Fakat eşlerden her biri bu konuda kendine düşeni yapmağa hazır ve istekli olmalıdır. Sadece tek taraflı bir gayret yeterli değildir. Şimdi, bu konunun kapsamına giren bazı etkenleri inceleyelim.

EVLİLİKTE BENCİL OLMAMAK

8. Evlilik, hangi anlamda paylaşmak demektir?

8 Evlilik, paylaşmak demektir. Bu, eşlerden birinin diğerini önemsemeyerek, yalnız biri verip öbürü aldıkça, bir sorunun olmayacağını düşünmesi gerektiği anlamına gelmez. Zira böyle bir tutum, eşlere mutluluk getirmeyecektir. Örneğin, her iki tarafına akrabalarının avnı oranda gözönüne alınması gerekir. Sürekli olarak tek tarafın ana-baba ve akrabaları dikkate alınıp diğerininkilerin bir kenara itilmesiyle sonuçlanacak bir tutumun, evlilik ilişkilerinde bir cıban bası oluşturmasına izin verilmemelidir. Ailenin, tatilini veya diğer dinlenme zamanlarını nerede geçireceğine dair genellikle tek taraflı karar verilmemelidir. Bu gibi meselelerde düşünceli davranmanın başarılı bir evliliğe katkısı olacaktır. Birbirinizi asla hafife almayın fakat bencil olmadığınızı gösterin.—Filipililer 2:4.

YAŞ FAKTÖRÜ

9. Evliliği hafife alan bir görüş, ne gibi başarısız sonuçlar doğurmaktadır?

9 Yürümeyen evliliklerin boşanmayla sona erdirilebileceğine dair neslimizde yaygın olan görüş yüzünden, birçok genç, evlilik düzenini hafife alarak evliliğe başlamaktadır. Bu ise, buluğ çağı evliliklerinin birçoğunun parçalanmasına yol açabilir ve açmaktadır da. Bundan başka, çok sayıda istenmeyen çocuğun dünyaya gelmesine de sebep olmaktadır. Bu küçükler, çok defa müşfik anne ve baba sevgisi ile ilgisinden yoksun olarak büyümektedirler.

10. Galatyalılar 5:22, 23 ayetleri, evlenmeyi düşünenlere ne şekilde yardımcı olabilir?

10 Evlenmeyi düşünmesi için bir kimsenin acaba kaç yaşında olması gerekir? Bu hususta belli bir kural koymak hikmetli bir davranış olmayacaktır. Bununla birlikte, Mukaddes Yazılar, zihinsel ve ruhi olgunluğu oluşturan faktörler konusunda iyi öğütler vermektedir; evlilik yaşamına adım atan kişiler de böyle bir olgunluğa sahip olmalıdırlar. Lütfen Galatyalılar 5:22, 23 ayetlerini oku; orada ruhun meyvelerinin neler olduğunu göreceksin. Sözü edilen meyvelerden her birini dikkatle incele. Bunlar, bir kimsenin yaşamında geliştirmesi gereken niteliklerdir; evlendikten sonra kişinin göstermeğe başlayacağı nitelikler değildir. Tam tersine, bunlar evlenmeden çok önce, İsa’nın bir takipçisinin günlük yaşamında yansıtması gereken niteliklerdir.

11. Evlenmeyi düşünenler kendılerini nasıl yoklayabilirler?

11 Örneğin, acaba sen, sevinç dolu, hayattan mutluluk duyan, Mesih’in gökteki Krallığıyla ilgili işlerde hizmet eden biri misin? Başkalarıyla barışçı ilişkiler sürdürüp, onlarla huzur içinde geçiniyor musun? Yoksa, kavgacı, öfke nöbetlerine kapılan ve kaba lisana başvuran biri misin? Kuvvetli bir tahammül gücüne sahip, kardeşlerinin veya ana-babanın zayıflıklarına sabredebilen biri misin? Yoksa, tez öfkelenen ve istediğin anında yerine getirilmezse daima patlamağa hazır bir tabiata mı sahipsin? Başkalarına karşı nazik davranan ve yumuşak huylu olup, onlara iyilik eden biri misin? Yoksa, bencil, kendini beğenen nefsine hâkim olamayan ve küçük şeylerde bile başkalarına karşı parlayan biri misin? İnsanlara karşı candan bir sevgi besliyor, onlara yardım etmeyi arzuluyor ve onları mutlu etmek için elinden geleni yaparak kendinden birşeyler veriyor ve sahip olduğun tüm imkânları kullanıyor musun? Yoksa daima başkalarının sana sevgi göstermesini ve imkânlarını senin için kullanmalarını mı istiyorsun?

12. Evlilik öncesi yaşam tecrübesi kazanan genç bir erkek veya kız hangi yönden iyi durumdadırlar?

12 Hiçbirimizin bu niteliklere, tam olarak sahip olmadığı gerçi doğrudur. Fakat yaşadığı hayatta tecrübe kazanıp, bu gibi ruhi nitelikleri geliştirme fırsatına sahip olan genç bir erkeğin veya kızın başarılı bir evlilik yapma olasılığı, ruhun bu meyvelerine ancak evlilikten sonra sahip olmağa çalışan birine oranla daha fazladır.—II. Petrus 1:5-8 ile karşılaştır.

13, 14. (a) Zaman, ruhi değerleri geliştirmek açısından nasıl bir fırsat sağlar? (b) Ana-babalar ne yapmakla çocuklarına yardım edebilirler?

13 Neden kendini ve hoşlanıp hoşlanmadığın şeyleri dürüstçe tahlil etmeyesin? Hayata karşı takdirinin zamanla arttığını fark etmiyor musun? 5 yaşındayken sahip olduğun değer yargılarıyla, 13 veya 20 yaşındayken sahip olduğun değer yargıları aynı mıdır? Yılların sana kazandırdığı tecrübeyle, hayatla ilgili anlayışın ve takdirin arttı mı, yoksa azaldı mı? Şimdi yetişkin biri olarak insanlarda aradığın nitelikler, çocukken aradıklarınla aynı mı? Kadınlardan beklenen olgunluğa erişerek bir erkeğin, Tanrısal özelliklerine ve kişiliğine daha fazla önem vermeğe başlayan bir kızın, 16-17 yaşlarındayken yaşamına giren “tek” erkeği çoktan unuttuğu çok rastlanan bir şey değil midir? Onun 22-23 yaşlarında sahip olduğu görüş, bir erkeğin fiziksel yapısından çok ruhsal, zihinsel ve duygusal yönleri üzerinde yoğunluk kazanacaktır. Aynı şey, olgunluğa erişen genç bir erkek için de geçerlidir. Olgunlaştığı oranda bir zevce ile ilgili ümit ve arzuları da olgunlaşır. Değer yargılarının olgunlaştığı yaşam yıllarında, anlayışlı ve nazik olan, yetenekli bir ev kadını ve anne olabilecek nitelikte, önce Yaratıcısı Yehova’yı memnun edip O’nun iradesini yapmayı yürekten arzu eden bir eş arayacaktır.—Süleymanın Meselleri 31:10, 26, 27.

14 Meselenin özü şudur: Zaman, kişinin değer yargılarını değiştirir. Bu bakımdan, genç yaşta evlenmek için acele etmek çok tehlikelidir. Evlenmek isteyen iki genci bir süre daha beklemeğe ikna etmek mümkün olmayabilir. Fakat ana-babalar, çocuklarının yaşamlarının ilk yıllarından başlayarak onları, hayat hakkında ciddiyetle düşünmeğe, başka biriyle iyi veya kötü olabilecek ve ömür boyu sürecek bir anlaşmaya girmeden önce, evlilik için ruhsal, duygusal ve zihinsel yönlerden hazır olmak üzere onları teşvik edebilirler.

15. Geç evlenmek, tüm sorunlar için her zaman bir çözüm müdür? Doğru bakış açısını korumak konusunda nasıl bir öğüt verilmiştir?

15 Ne var ki, daha ilerdeki yaşlarda yapılan evlilikler bu konuda başlıbaşına bir çözüm değildir. O zaman da sorunlar başgösterebilir; özellikle iki kişi arasında bencilliğe izin verilirse, sorunlar olacaktır. Evlilik ilişkisinde, her iki tarafın da zihinsel, duygusal ve ruhsal ihtiyaçları dikkate alınmalıdır. İsa’nın bazı takipçileri, ibadetlerde hazır bulunmak ve şakirt etme işine katılmak gibi, cemaat faaliyetlerini ihmal edecek derecede kendilerini dünyevi işlere kaptırdılar. Ondan sonra da, aşırı eğlenceye dalarak, yaşamlarında bir eksiklik olarak gördükleri şeyleri gidermeğe çalışmaktadırlar. Kendilerini meşgul ettikleri müddetçe sorunlarının, şimdilik, her nasılsa çözüleceğini ve birbirlerinin duygusal, zihinsel ve ruhsal ihtiyaçlarını ancak ilerideki Yeni Nizam’da karşılayabileceklerini sanmaktadırlar. Fakat hayat böyle yürümeyecektir. Pavlus, bir erkeğin kendi bedenine baktığı gibi, karısına bakması gerektiğini öğütlemişti. (Efesoslular 5:28) Bu, kendi ihtiyaçlarına günlük olarak dikkat ettiği gibi, eşinin ihtiyaçlarına da daima dikkat etmesi gerektiği anlamına gelir. Aynı şey eşlerin her ikisi için de geçerlidir.

EVLİLİK YAŞAMINA DENGELİ BİR YAKLAŞIM

16-18. (a) Hayatta ve evlilikte neden dengeli bir tutum gereklidir? Kendi isteklerimiz ve başkalarının ihtiyaçlarıyla ilgili nasıl uyarılıyoruz? (b) Bu gibi meseleleri evlenmeden önce düşünmek neden iyidir?

16 Hayata karşı dengeli bir yaklaşım, evlilikteki dengenin kurulmasına da yardım eder. Dengeli kişi, miras aldığı bencil eğilimlerden doğan kusurlarını daima yenmeğe çalışmasının gerekli olduğunu bilir. Kişinin, başkalarının ihtiyaçlarından önce, daima kendi isteklerini düşünmesi çok kolaydır. Küçük bir çocuk, oyuncaklarla bizzat oynamak ister ve çoğu kez eğer ana-babasından uygun bir terbiye almadıysa, onları başkalarıyla paylaşmak istemez. Onun bu bencilliği ilerdeki yıllarda, başka alanlarda da kendini gösterir. Bu sebeple, çok defa buluğ çağındakilerin ve yetişkin gençlerin, her şeyi, kendi bildikleri şekilde yapmak istedikleri ve kendi isteklerini yerine getirmeğe çalışırken başkalarının incinebileceğine veya ıstırap çekebileceğine aldırmadıkları görülür. Bu gibi kişiler, daha ilerdeki yetişkinlik yıllarında öncelikle kendi hoşlandıkları şeyleri ararlar ve başkalarının ihtiyaçlarına da zerre kadar ilgi göstermezler.

17 Dengeli kişi, kendisini bütünüyle ihmal etmez; fakat başkalarını da dikkate alacak şekilde kişisel yaşamını sürdürür. Başkalarına yardım etmek, onlara kendinden bir şeyler vermek ve sahip olduğu imkânları başkalarının yararına kullanmak üzere neler yapabileceğini araştırır. Daima kendi bildiğini yapmakta ısrar etmez. Süleymanın Meselleri kitabı şöyle der: “Cömert olan can semiz olur; ve sulıyan kendisi de sulanır.”—Süleymanın Meselleri 11:25.

18 Bekârlık yıllarında böyle bir yaşayışa sahip olması, daha sonraki evlilik yaşamında kişiye çok yarar sağlayacaktır. Verilen herhangi bir kararda daima eşini de dikkate alacaktır. Böyle bir kişi, evliliğe bir deney veya geçici bir düzen gözüyle bakmaktansa, Yehova Tanrı’nın ilk insan çiftini Aden’de birleştirdiği zaman amaçladığı gibi, evliliği, daimi bir düzen olarak görecektir. (Tekvin 2:22-25) Tanrı’ya ve birbirlerine karşı takdirleri arttıkça, her iki eş de tüm fırsatlarda evliliği ayakta tutmak ve diğerine yardım etmek üzere çaba harcayacaktır.

ÖZET OLARAK

19-21. (a) Evliliğe, sadece deneysel bir düzen gözüyle bakamayacağımızdan nasıl emin olabiliriz? (b) Genç olsun, yaşlı olsun, evlilikte gerçek mutluluğu arayan herkes neyi aklında tutmalıdır?

19 “Allahın birleştirdiğini insan ayırmasın”. Evet, İsa’nın bu öğüt verici sözleri, onun takipçileri için büyük bir anlam taşır. Evlilik, güç yürüdüğü takdirde vazgeçilebilecek deneysel bir düzen değildir. Bencil eğilimlerimizi kontrol altında tutmak üzere, kâmillikten düşmüş olan bedenimizle sürekli mücadele ederek, Tanrı’nın tasvibini kazanmalıyız. (Romalılar 7:21-25 ile karşılaştır.) Evlilik anlaşmasının başarıyla yürümesi için, her iki taraf da vermeyi ve almayı, birbirlerinin ihtiyaçlarını karşılamayı ve hiçbir zaman birbirini hafife almamayı öğrenmelidir.—Efesoslular 5:21-23, 28, 33.

20 Evlenmek isteyen biri için hükümetin şart koştuğu yasal yaş sınırı dışında kural olarak başka sınır koymak mümkün değilse de, kişi, gereken niteliklere sahip bir eş olabilmek için, Galatyalılar 5:22, 23 ile uyumlu olarak ruhen gelişmenin gerekli olduğunu aklında tutmalıdır. Geçen zaman, kişinin bakış açısını gerçekten değiştirebilmektedir. Dolayısıyla, hiç kimse evlenmek için acele etmemelidir. Evlenmek isteyen kişi, her şeyden önce, evlilik boyunduruğuna iyice hazırlanmak için kendinde Hıristiyan şahsiyeti geliştirsin. Ayrıca Tanrı’nın birleştirdiğini hiç kimsenin ayırmaması gerektiğini de asla unutmasın.—Matta 19:4-6.

21 Hayata ve evliliğe karşı dengeli bir tutuma sahip olan kişi, Aden’deki ilk evlilikte görüldüğü gibi bizzat Yehova Tanrı’nın erkek ve kadın için yaptığı bu düzen içinde gerçek bir sevinç ve mutluluk duyabilir. (Süleymanın Meselleri 5:18) Fakat eşlerden her biri, bir koca veya bir zevce rolünü üstlenmeğe hazır olduğunu kanıtlamak için bundan başka daha neler yapabilir? Bu sorunun cevabını İsa’nın ardından giden erkek ve kadınların sahip olduğu şahsiyetle ilgili olan gelecek makalede bulacaksın. Lütfen onu da oku.

TEKRARLAMA İÇİN SORULAR

● Evliliğe karşı hangi tutumlardan kaçınılmalıdır?

● Eşler, miras alınan günahı işleme eğilimiyle nasıl başa çıkabilirler?

● İsa’nın ardınca giden gençler neden evlenmek üzere acele etmemeliler?

● Evlilikteki yaşam için hangi dengeli tutum tavsiye ediliyor?

[Sayfa 10’daki resim]

Kendimizi dürüst şekilde imtihan etmek düzeltilebilecek kusurları açığa vurabilir

    Türkçe Yayınlar (1974-2026)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş