Mukaddes Kitap Öyküleri
Yaratılıştan Tufan’a Kadar (1. Kısım)
Bu makaleler özellikle çocuklar için hazırlanmıştır.
Yer ve gök nasıl oluştu? Güneş, ay, yıldızlar ve yeryüzündeki birçok şey nasıl meydana geldi? Mukaddes Kitap, bunları Tanrı’nın yarattığını söylerken bu sorulara doğru cevabı verir. Bundan dolayı makalemiz Mukaddes Kitabın yaratılış hakkındaki öyküleriyle başlıyor.
Öğrendiğimiz gibi, Tanrı, ilk olarak Kendisine benzeyen ruh olan kişiler yaratmıştı. Bunlar meleklerdi. Fakat yeryüzü bizim gibi insanlar için yaratmıştı. Tanrı, Adem ile Havva isimli erkek ve kadını yaratıp, onları güzel bir bahçeye koydu. Fakat onlar, Yaratıcılarına itaat etmediler ve yaşama haklarını kaybettiler.
Adem’in yaratılışından büyük Tufan’a kadar 1.656 yıl geçti. Bu süre içinde pek çok kötü insan yaşadı. Göklerde, görünmez ruh olan kişiler, yani Şeytan ve onun kötü melekleri bulunuyordu. Yeryüzünde ise, Kain ve birçok kötü insanla birlikte görülmemiş oranda kuvvetli adamlar yaşıyordu. Fakat, yerde Habil, Hanok ve Nuh gibi iyi insanlar da yaşamaktaydı. BİRİNCİ kısımda bu insanları tanıyacak ve başlarından geçen olayları öğreneceğiz.
Tanrı Yaratmaya Başlıyor—Bölüm 1
Sahip olduğumuz her iyi şey Tanrı’dan gelmektedir. Tanrı, gündüzün bize ışık vermesi için güneşi ve gece için de ay ve yıldızları yaratmıştır.
Fakat güneş, ay, yıldızlar ve yeryüzü, Tanrı’nın ilk yarattığı şeyler değildir. O’nun, önce kimleri yarattığını biliyor musun? Kendisine benzeyen kişileri. Tanrı’yı göremediğimiz gibi bu ruh olan kişileri de göremeyiz. Onlara, Mukaddes Kitapta melekler deniyor. Tanrı, melekleri, gökte Kendisiyle beraber yaşamaları için yarattı.
Tanrı’nın yarattığı ilk melek özel biriydi. O melek, Tanrı’nın ilk Oğluydu ve Babasıyla birlikte çalışmaktaydı. Her şey yaratılırken Tanrı’ya yardımcı olmaktaydı.
O zaman yeryüzü acaba neye benziyordu? İlk anda orada kimse yaşayamazdı. Çünkü yeryüzünün her tarafı suyla kaplıydı. Fakat Tanrı yerde insanların yaşamasını istiyordu. Bunun nedenle yeri bizim için hazırlamaya başladı. Acaba neler yaptı?
Dünya için önce ışık gerekliydi. Bu yüzden Tanrı güneşin yeryüzünü aydınlatmasını sağladı. Bunu, gece ve gündüz olacak şekilde ayarladı. Sonra suların içinden karaların yükselmesine yol açtı.
İlk anda karaların üzerinde hiçbir canlı yoktu. Yeryüzü yanardağlarla doluydu. Üzerinde çiçekler, ağaçlar, hayvanlar yoktu. Hatta denizlerde balıklar bile yoktu. Yeryüzünü insanlar ve hayvanlar için gerçekten güzel bir duruma getirmek üzere Tanrı’nın daha pek çok şey yapması gerekiyordu.
Yeremya 10:12; Koloseliler 1:15-17; Tekvin 1:1-10.
Güzel Bir Bahçe—Bölüm 2
Şimdi zihninde güzel bir bahçe canlandır. Bitkiler, ağaçlar, çiçekler ve bütün hayvanlarla dolu bir bahçe. Orada filler ve aslanlar da var.
Böyle güzel bir bahçe acaba nasıl ortaya çıktı? Tanrı’nın yeryüzünü bizim için nasıl hazırladığına bir bakalım.
Tanrı, önce karaları bitkilerle kapladı. Türlü türlü bitkiler, çalılar ve ağaçlar yarattı. Büyüyen bu yeşillikler, yeryüzünü güzelleştirdi. Fakat durum, sadece bununla bitmedi. Bu yeşilliklerin bazılarının üzerinde çok güzel, değişik tatları olan meyveler de yetişti.
Tanrı, daha sonra denizlerdeki canlıları, yani balıkları ve göklerde uçan kuşları da yaptı. Köpekleri, kedileri, atları, büyük ve küçükbaş hayvanları da yaptı. Yaşadığın yörede hangi hayvanlar var? Tanrı, bütün bunları bizim için yarattı; bundan dolayı sevinmemiz gerekmez mi?
Daha sonra Tanrı, yeryüzünün bir parçasını özel bir bahçe haline getirdi. Bu bahçeye Aden ismini verdi. Orası gerçekten mükemmel bir yerdi. Orada bulunan her şey çok güzeldi. Tanrı, bütün yeryüzünün, yarattığı bu şirin bahçe gibi olmasını istiyordu.
İlk Erkek Ve Kadın—Bölüm 3
Bu güzel bahçeden yararlanmaları için Tanrı ilk erkek ve kadını yarattı. Peki, Tanrı’nın isminin ne olduğunu biliyor musun? Onun ismi Yehova’dır. Tanrı, bu erkek ve kadını Âdem ve Havva diye adlandırdı.
Yehova Tanrı, Âdem’i yapmak için yerin toprağını aldı ve ona mükemmel bir beden şekli verdi. Sonra onun burnuna hayat nefesini üfledi ve Âdem canlandı.
Yehova Tanrı, Âdem’e bir iş de verdi. Ondan her çeşit hayvanın adını koymasını istedi. Âdem her hayvana en iyi ismi koyabilmek için önce bütün hayvanları uzun uzun inceledi. Fakat hayvanlara isim takarken bir şey fark etti. Ne olduğunu biliyor musun?
Her hayvanın bir eşi vardı. Baba fil ve anne fil, baba aslan ve anne aslan gibi. Fakat Âdem’in eşi yoktu. Bu nedenle Yehova, Onun üzerine derin bir uyku getirdi ve o uyurken onun kaburga kemiklerinden birini aldı. Bu kemiği kullanarak ona bir kadın yaptı ve bu kadın Âdem’in karısı oldu.
O zaman Âdem kimbilir ne kadar sevinmiştir! Aynı şekilde Havva da böyle güzel bir bahçede yaşayacağı için kimbilir ne kadar mutlu oldu! Artık onların da çocukları olabilecekti ve birlikte mutluluk içinde yaşayacaklardı.
Yehova, Âdem ile Havva’nın ebediyen yaşamalarını istiyordu. Ayrıca, onların bütün dünyayı Aden bahçesi gibi güzel bir duruma getirmelerini de istiyordu. Bunu yapmalarını söylediği zaman, onlar, kimbilir ne kadar sevinmişlerdi. Sen, dünyayı güzel bir bahçe haline getirmek istemez miydin? Fakat Âdem ile Havva’nın mutluluğu uzun sürmedi. Acaba neden?
Mezmur 83:18; Tekvin 1:26-31; 2:7-25.
Neden Evlerini Kaybettiler—Bölüm 4
Şimdi neler olduğun bir bakalım. Âdem ile Havva güzel Aden bahçesinden kovuldular. Onların neden kovulduklarını biliyor musun?
Çünkü kötü bir şey yaptılar. Bu nedenle Yehova Tanrı onları cezalandırdı. Onların ne yaptığını biliyor musun?
Tanrı’nın yapmamalarını emrettiği bir şeyi yaptılar. Tanrı, onlara, bahçedeki her ağacın meyvesini yiyebileceklerini söylemişti. Fakat sadece bir ağacın meyvesini yemelerini yasaklamıştı; ondan yerlerse, öleceklerdi. O ağaç Tanrı’ya aitti. Başkasına ait bir şeyi almanın kötü olduğunu biliyoruz. Öyle değil mi? Fakat onlar ne yaptılar?
Havva’nın bahçede yalnız olduğu bir gün, bir yılan onunla konuştu. Lütfen şimdi dikkat et! Yılan, Havva’ya Tanrı’nın yememelerini söylediği ağacın meyvesini yemelerini söyledi. Tanrı yılanı yarattığı zaman, onu konuşabilecek şekilde yaratmamıştı. O halde yılanı konuşturan biri vardı. Acaba o kimdi?
Âdem değildi. O, yeryüzünden çok önce Yehova’nın yarattığı, ruh olan kişilerden biriydi. Yehova, o zaman melekleri yaratmıştı, fakat biz onları göremeyiz. İşte o meleklerden biri çok gururlandı. Tanrı gibi bir yönetici olabileceğini düşünmeye başladı. İnsanların Tanrı yerine kendisine itaat etmelerini istedi. İşte bu melek yılanı konuşturdu.
Bu şekilde Havva’yı aldattı. Ona, o meyveden yediği takdirde Tanrı gibi olacağını söylediği zaman, Havva ona inandı. Sonunda o meyveyi yedi ve Âdem de yedi. Âdem ile Havva Tanrı’ya itaat etmediler, bu nedenle de evleri olan o güzel bahçeyi kaybettiler.
Fakat Tanrı, bir gün bütün yeryüzünü Aden bahçesi gibi güzelleştirecek. Tanrı’nın bu uğurda yapacağı işlere senin de yardımcı olabileceğini daha sonraki öykülerden öğreneceğiz. Fakat şimdi Âdem ile Havva’nın başlarına nelerin geldiğine bakalım.
Tekvin 2:16, 17; 3:1-13, 24; Vahiy 12:9.
Zor Bir Hayat Başlıyor—Bölüm 5
Âdem ile Havva Aden bahçesinin dışında birçok zorluklarla karşılaştılar. Yiyeceklerini elde edebilmek için çok zor işler yapmalıydılar. Etraflarında, güzel meyve ağaçlarının yerine çalı ve deve dikenlerinin yetiştiğini görüyorlardı. Tanrı’ya itaat etmediklerinden ve onun dostluğunu kaybettiklerinden dolayı başlarına bu durum gelmişti.
Fakat daha da kötüsü, Âdem ile Havva yavaş yavaş ölmeye de başladılar. Tanrı’nın, onlara, o ağaçtan yediklerinde öleceklerini söylediğini hatırla. İşte o meyveden yedikleri gün ölmeye başladılar. Tanrı’yı dinlememekle ne büyük bir akılsızlık yapmış oldular!
Tanrı tarafından Aden bahçesinden kovulduktan sonra, Âdem ile Havva’nın çocukları oldu. Bu nedenle onların çocukları da ihtiyarlayacaklar ve öleceklerdi.
Âdem ile Havva, Yehova’ya itaat etmiş olsalardı, hem onlar, hem de çocukları ölmeden mutlu bir yaşam sürdüreceklerdi. Kısacası, yeryüzünde ebediyen ölmeden yaşayacaklardı. Hiç kimse ihtiyarlamayacak hastalanmayacak ve ölmeyecekti.
Tanrı, yine de insanların mutlu olarak ebediyen yaşamalarını istiyor ve onları bir gün böyle yaşatacağına söz veriyor. O zaman sadece bütün dünya güzelleşmekle kalmayacak, fakat, insanlar sağlıklı da olacaklar. Herkes Tanrı ile ve birbiriyle iyi bir dostluk kuracak.
Fakat Havva Tanrı ile dostluğunu kaybetti. Bu nedenle çocuklarını kolaylıkla doğuramadı. Çok ağrı çekti. Tanrı’ya itaatsizlik etmesi, şüphesiz ona çok üzüntü getirdi, öyle değil mi?
Âdem ile Havva’nın birçok oğulları ve kızları oldu. İlk oğullarına Kain adını verdiler. İkinci oğullarının ismi ise, Habil’di. Onların başına ne geldi? Bunu biliyor musun?
Tekvin 3:16-23; 4:1, 2; Vahiy 21:3, 4.