Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • w89 1/7 s. 30-32
  • Yeruşalim Harap Ediliyor—Bölüm 76

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Yeruşalim Harap Ediliyor—Bölüm 76
  • Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1989 (Dinsel Seri 97-108)
  • Altbaşlıklar
  • Babil’deki Sürgünlükten Yeruşalim’in Surlarının Yeniden İnşasına Kadar—(5.Kısım)
  • Onlar Eğilmiyorlar—Bölüm 77
  • Duvardaki El Yazısı—Bölüm 78
Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1989 (Dinsel Seri 97-108)
w89 1/7 s. 30-32

Mukaddes Kitap Öyküleri

Yeruşalim Harap Ediliyor—Bölüm 76

Bu makaleler özellikle çocuklar için hazırlanmıştır.

Kral Nebukadnetsar’ın İsraillilerden en iyi öğrenim görmüş olanları Babil’e götürmesinin üzerinden yaklaşık 10 yıl geçer. Sonra Babil kralı Yeruşalim’i yaktırır. İsraillilerden öldürülmemiş olanlar esir olarak Babil’e götürülür. Neden böyle olur?

Kavim, kötü yolunu değiştirmediği takdirde böyle olacağını Yehova’nın peygamberlerinin önceden bildirmiş olduklarını herhalde hatırlayacaksın. Fakat İsrailliler peygamberleri dinlemediler. Yehova’ya tapınacakları yerde, sahte tanrılara tapınmaya devam ettiler. Böylece de cezalandırılmayı hak ettiler. Tanrı’nın peygamberi Hezekiel, İsraillilerin yapmış oldukları kötülükleri yazdığından dolayı bunları biliyoruz.

Hezekiel’in kim olduğunu biliyor musun? O, Yeruşalim’in bu büyük harabiyetinden 10 yıldan fazla bir zaman önce, kral Nebukadnetsar’ın, Babil’e götürdüğü gençlerden biridir. Daniel ve üç arkadaşı, Şadrak, Meşak ve Abednego da aynı zamanda Babil’e götürülmüşlerdi.

Hezekiel, Babil’de iken Yehova, ona, Yeruşalim’deki mabette yapılan kötülükleri gösterir. Yehova, bunu bir mucize vasıtasıyle yapar. Hezekiel gerçekten Babilde’dir, fakat Yehova ona, mabette yapılan her şeyi gösterir. Hezekiel’in gördüğü şeyler şok geçirticidir!

Yehova, Hezekiel’e ‘kavmın, kutsal mabedinde yaptığı iğrenç şeyleri gör. Yılan ve diğer hayvanların resimleriyle kaplı olan duvarlara bak. Onlara tapınan İsraillilere de bak’ der. Hezekiel, bunları görür ve yazar.

Yehova, Hezekiel’e ‘İsrailli liderlerin gizlide ne yaptıklarını görüyor musun?’ diye sorar. Evet, Hezekiel bunları da görür. 70 ihtiyar, sahte tanrılara tapınmaktadır. Onlar, ‘Yehova bizi görmüyor. O, memleketi bıraktı’ demektedirler.

Yehova, sonra Hezekiel’e mabedin kuzey yönündeki kapısında bulunan kadınları gösterir. Onlar, orada oturup sahte tanrı Tammuz’a tapınmaktadırlar. Yehova’nın mabedinin girişindeki adamların sayısı da yirmi beş kişi kadardır. Hezekiel onları da görür. Onlar da doğuya doğru dönmüş, güneşe tapınmaktadırlar!

Yehova, ‘bunlar bana saygı göstermiyorlar. Onlar, sadece kötülük yapmakla kalmıyor, fakat mabedime gelip kötülüklerini orada da yapıyorlar. Öfkelendiğimi görecekler. Onları yok ederken üzülmeyeceğim’ der.

Yehova’nın, bunları Hezekiel’e göstermesinden üç yıl kadar sonra, İsrailliler, Kral Nebukadnetsar’a karşı ayaklanırlar. Bu nedenle kral, İsraillilerle savaşa girer. Bir buçuk yıl sonra Babilliler Yeruşalim’in surlarını yıkarlar ve şehri yakarlar. Kavmin çoğu öldürülür ya da esir olarak Babil’e götürülür.

Yehova Tanrı, bu korkunç harabiyetin İsraillilerin başına gelmesine, neden izin verdi? Çünkü onlar, Yehova’yı dinlemediler ve kanunlarına itaat etmediler. Bu olay, Tanrı’nın dediklerini daima yapmamızın ne kadar önemli olduğunu gösterir.

Önce küçük bir azınlığın İsrail diyarında kalmasına izin verilir. Kral Nebukadnetsar, Gedalya adında bir Yahudi’yi bu azınlığın başına koyar. Fakat sonra İsraillilerden bazıları Gedalya’yı öldürürler. O zaman kavim bu kötü olaydan dolayı, Babillilerin tekrar gelmesinden ve herkesi öldürmesinden korkar. Böylece Yeremya’yı da alıp, birlikte Mısır’a kaçarlar.

İşte böylece İsrail diyarı ıssız kalır. Burada 70 yıl süreyle kimse yaşamaz. Tamamen boş kalır. Fakat Yehova, 70 yılın sonunda kavmini oraya geri getireceğine dair söz verir. Bu arada götürüldüğü Babil diyarında Tanrı’nın kavminin başına acaba neler gelir? Görelim.

II. Kırallar 25:1-26; Yeremya 29:10; Hezekiel 1:1-3; 8:1-18.

Babil’deki Sürgünlükten Yeruşalim’in Surlarının Yeniden İnşasına Kadar—(5.Kısım)

İsrailliler Babil’de sürgünken, birçok iman denemeleriyle karşılaştılar. Şadrak, Meşak ve Abednego kızgın fırına atıldı ancak, Tanrı onları oradan canlı olarak çıkardı. Daha sonra Babil, Medler ve Perslerin eline geçtiği bir sırada, Daniel aslanlar çukuruna atıldı, fakat Tanrı aslanların ağzını kapatarak onu kurtardı.

Nihayet Pers kralı Koreş, İsraillileri serbest bıraktı. Onlar, Babil’e sürgüne götürülmelerinden tam 70 yıl sonra anavatanlarına geri döndüler. Yeruşalim’e döndüklerinde ilk yapacakları işlerden biri Yehova’nın mabedinin inşasına başlamaktı. Ne var ki, düşmanlar, kısa bir süre sonra onların işlerini durdurdular. Böylece, ancak Yeruşalim’e dönmelerinden 22 yıl sonra, mabedi bitirebildiler.

Bundan sonra, Ezra’nın, mabedi güzelleştirmek üzere Yeruşalim’e döndüğünü öğreniyoruz. Bu olay mabedin bitirilmesinden 47 yıl sonra oldu. Ezra’nın seyahatinden 13 yıl sonra Nehemya, Yeruşalim’in yıkılan surlarının yeniden inşasına yardımcı oldu. BEŞİNCİ kısım 152 yıllık bir tarihi kapsar.

Onlar Eğilmiyorlar—Bölüm 77

Daniel’in üç arkadaşını hatırlıyor musun? Evet, onlar bir zamanlar kendileri için iyi olmayan gıdaları yemeyi reddettiler. Babilliler onlara Şadrak, Meşak ve Abednego adlarını takmışlardı. Fakat şimdi onlar, başka bir denemeyle karşılaştılar.

Yehova’nın parmağıyla yazdığı On Emir adı verilen kanunları hatırlıyor musun? Birinci emirde, ‘benden başka tanrılara tapınmayacaksın’ deniliyor. Bu gençler kolay olmasa da, bu kanuna itaat ediyorlardı.

Babil kralı Nebukadnetsar, diktirdiği bir heykele, onur vermeleri için birçok önemli kişiyi çağırmıştı. Onlara, ‘boruların, çenklerin ve diğer müzik aletlerinin sesini işitince, eğileceksiniz ve diktiğim altın heykele tapınacaksınız. Kim eğilmez ve tapınmazsa ateşli fırına atılacaktır’ dedi.

Nebukadnetsar Şadrak, Meşak ve Abednego’nun eğilmediğini öğrenince çok öfkelenir. Onların getirilmesini emreder. Onlara eğilmeleri için bir fırsat daha tanır. Fakat bu gençler, Yehova Tanrı’ya güvenirler. Nebukadnetsar’a: ‘Hizmet ettiğimiz Tanrı bizi kurtarabilir. Fakat bizi kurtarmazsa bile diktiğin altın heykele eğilmeyeceğiz’ derler.

Nebukadnetsar bunu duyunca daha da kızar. Yakınında bir fırın vardır. Kral, ‘fırını yedi kat daha kızdırın’ diye emreder. Sonra ordusundaki en kuvvetli adamlara Şadrak, Meşak ve Abednego’yu bağlayıp fırına atmalarını emreder. Fırın o kadar kızgındır ki, ateşin alevi o kuvvetli adamları öldürür. Ya acaba fırına atılan üç gence ne olur? Kral fırının içine bakar ve çok korkar. ‘Biz üç adamı bağlayıp ateşli fırının içine atmadık mı?’ diye sorar.

Hizmetçileri, ‘Evet’ derler.

‘Fakat ben ateşin içinde yürüyen dört adam görüyorum. Bağlı değiller ve ateş onları yakmamış. Ve dördüncüsü de bir tanrıya benziyor’ der. Kral fırının kapısına yaklaşıp, ‘Şadrak, Meşak ve Abednego! Yüce Tanrı’nın hizmetçileri, dışarı çıkın!’ diye bağırır.

Onlar, dışarı çıkınca herkes onların yanmamış olduğunu görür. O zaman kral: ‘Şadrak, Meşak ve Abednego’nun Tanrısına hamt edilsin. Kendi tanrılarından başkasına eğilip tapınmadıklarından dolayı, meleğini gönderip onları kurtardı’ der.

Bu, Yehova Tanrı’ya sadık kalmak açısından izleyebileceğimiz mükemmel bir örnek değil mi?

Çıkış 20:3; Daniel 3:1-30.

Duvardaki El Yazısı—Bölüm 78

Bir gün Babil kralı büyük bir ziyafet verir. Önemli kişilerden bin konuk davet etmiştir. Bu insanlar, Yeruşalim’deki Yehova’nın mabedinden alınan kutsal altın ve gümüş kap, ve kâseleri kullanırlar. Fakat birden bire havada bir insan elinin parmakları görünür ve duvara bir şeyler yazmaya başlar. Herkesi büyük bir korku alır.

Nebukadnetsar’ın torunu olan Belşatsar kraldır. Bütün hikmetli adamlarını çağırtır. ‘Kim bu yazıyı okur ve anlamını bana söylerse kendisine birçok armağanlar verilecek ve ülkede üçüncü hükümdar olacaktır’ der. Fakat hikmetli adamlarından hiçbiri duvardaki yazıyı okuyamaz ve anlamını söyleyemez.

Kralın annesi gürültüyü duyar ve ziyafet salonuna girer. Krala, ‘korkma. Ülkende kutsal ilahların tanıdığı bir adam var. Deden Nebukadnetsar kralken, onu hikmetli adamların başı yapmıştı. Adı Daniel’dir. Onu çağırt, o sana bunun anlamını söyleyecektir’ der.

Derhal Daniel çağrılır. Herhangi bir armağan almayı reddettikten sonra, o Belşatsar’a dedesi Nebukadnetsar’ı, Yehova’nın bir zamanlar neden krallıktan indirdiğini anlatmaya başlar. ‘Kral çok gururluydu ve Yehova onu cezalandırdı’ der.

Daniel devamen, ‘fakat sen onun başına gelenleri bildiğin halde, yine de onun gibi gururlanıyorsun. Yehova’nın mabedinden kap ve kâseler çıkarttın ve onlarla şarap içtin. Odundan ve taştan ilahları övdün ve Yüce Yaratıcımıza onur vermedin. Bu nedenle Tanrı bu yazıyı yazdırmak için bir el gönderdi’ der.

Yazılan yazı şudur: ‘MENE, MENE, TEKEL, UFARSİN’.

‘MENE, Tanrı senin krallığının günlerini saydı ve onu sona erdirdi demektir. TEKEL, terazide tardıldın ve eksik bulundun anlamına gelir. UFARSİN ise, ülken bölündü Medlere ve Perslere verildi demektir’ dedi.

Daniel daha bu sözleri söylerken, Medler ve Persler Babil’e saldırırlar. Şehri ellerine geçirip Belşatsar’ı öldürürler. Duvardaki el yazısı hemen o gece gerçekleşir. Acaba İsraillilere ne olur? Bunu yakında öğreneceğiz. Fakat önce Daniel’in başına gelenleri görelim.

Daniel 5:1-31.

    Türkçe Yayınlar (1974-2027)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş