Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • w95 15/4 s. 7-9
  • Hakikati Bulanları Bekleyen Sevinç

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Hakikati Bulanları Bekleyen Sevinç
  • Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1995
  • Altbaşlıklar
  • Benzer Malzeme
  • Mukaddes Kitabın Hakiki Öğretileri Sevinç Verir
  • Mukaddes Kitabın Hakiki Prensipleri Sevinç Verir
  • Sevinç Geliştirilmelidir
  • İhanetin Acısıyla Başa Çıkabilirsiniz
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—2010
  • ‘Hakikat Yolunda Yürüyün’
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur (İnceleme)—2022
  • Vermenin Sevincini Siz de Duyun!
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—2001
  • Sevinç: Ruhun Meyvesini Oluşturan Bir Nitelik
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur (İnceleme)—2018
Daha Fazla
Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1995
w95 15/4 s. 7-9

Hakikati Bulanları Bekleyen Sevinç

FİNLANDİYALI bir adam, tavan arasında The Divine Plan of the Ages (Çağların Tanrısal Planı) adlı kitabı buldu. Onu hemen okumaya başladı ve çok geçmeden kendi kendine şunu söyledi: ‘İşte hakikat bu; hakikat bu.’ Tavan arasından iner inmez de karısına, “hakiki dini buldum,” dedi.

Bu adamın hakikati bulma şekli ender görülen bir durumdur, fakat Yehova’nın Şahitlerinden birçoğu benzer bir tepki gösterdiğini söyleyebilir. Onların hepsi de size, hakikati bulmanın getirdiği sevinci anlatabilir. Aşağıdaki tecrübeler bunu vurgular.

Mukaddes Kitabın Hakiki Öğretileri Sevinç Verir

Margarita Königer, II. Dünya Savaşı sırasında Münih’te (Almanya) büyüdü. O zaman, bombalanan ve yanan evler sık görülen manzaralardı. Ağabeyi savaşta öldü. Katolik Kilisesinin ayinlerine katıldığından, Alman askerleri ve führer, yani Hitler için edilen duaları işitti. Savaştan sonra, bir öğrenci değiş tokuş programı kapsamında, Amerika Birleşik Devletlerindeki bir üniversiteye gitmek üzere burs aldı. İnsanların ona dostça davrandığını fark etti; böylece, doğal arzuları barış içinde yaşamak olan insanları, savaş sırasında birbirlerine güvenmeyip nefret etmeye iten şeyin ne olduğunu merak etti. Münih’e döndüğünde, Yehova’nın Şahitleriyle irtibat kurdu ve Mukaddes Kitabı onlarla birlikte inceleyerek sorularının cevabını buldu. Şöyle anlatıyor: “Bana, kötü ruhlar olan kuvvetlerin işe karıştığı Mukaddes Kitaptan gösterildi . . . . Mukaddes Kitap onları ‘dünya hükümdarları’ olarak adlandırıyor ve aslında Şeytan’ın ‘bütün dünyayı saptırdığını’ söylüyor. . . . . Milletlerin ve insanların Tanrı’dan korkmaz, şeytanca davranışları düşünüldüğünde, bu cevap ne kadar makul ve doyurucudur!”—Efesoslular 6:12; Vahiy 12:9.

Margarita şöyle devam ediyor: “Tanrı’nın, yeryüzündeki sorunları halletmek amacıyla sağladığı şeyleri öğrenmek bana büyük sevinç verdi. Hayır, bu, dünyevi eğitimcilerin ileri sürdüğü gibi bir insan ideolojisi ya da yönetimi aracılığıyla olmayacak. Bunun yerine, Mukaddes Kitap, yeryüzünün meselelerine gökteki yeni bir hükümetin bakacağını gösteriyor. . . . . İsa Mesih takipçilerine ‘Krallığın gelsin’ diye dua etmelerini öğretti. . . . . Bu gökteki krallığın gerçek bir hükümet olduğunu ve dünya çapında gerçek barışın sadece onun aracılığıyla başarılabileceğini görmeye başladım.” Margarita, yaklaşık 30 yıl boyunca Afrika’nın beş ülkesinde dolgun vakitli bir vaiz olarak hizmet etti; bunun son 19 yılı Ouagadougou’daki (Burkina Faso) alçakgönüllü insanlara vaaz ederek geçti.

Margarita’nın yaşadıkları bu türden tek tecrübe değildir. Birçokları, savaş zamanlarında her iki taraftaki Hıristiyan âleminin din adamlarının, zafer kazanmak amacıyla Tanrı’ya dua ettiğini gördüklerinde böyle olumlu karşılık verdi. Dürüst yürekli kişiler, insanların savaşlarında Tanrı’nın hiçbir payı olmadığına, bütün bunların, ‘tüm dünya kötü olanın elinde bulunduğundan’ geliştiğine ilişkin Mukaddes Kitaptaki açıklamanın makullüğünü görüyorlar. Hakikati arayan bu kişiler, İsa’nın hakiki takipçilerinin ‘dünyadan olmamaları’ ve onun meselelerinde tarafsız kalmaları gerektiğini öğreniyorlar. Bu yeni ilgi gösterenler, Yehova’nın Şahitlerinin böyle bir duruş aldığını anladıklarında hakikati bulduklarından emin oluyor. Böyle kişiler, Tanrı’nın kötülüğe neden izin verdiğiyle ve gökteki Krallığı aracılığıyla yakında barışı ve adil koşulları nasıl sağlayacağıyla ilgili daha fazla bilgi aldıkça ümit ve sevinçleri büyüyor.—I. Yuhanna 5:19; Yuhanna 17:16; Matta 6:9, 10.

Mukaddes Kitabın Hakiki Prensipleri Sevinç Verir

Ekvador’da yaşayan Daniel Rosero, yaşamın anlamsız olduğunu hissetti ve sonuçta içkiye başladı. Gittiği kilise, ona, bekleyebileceği tek şeyin ölüm ve ateşli bir cehennem olduğunu öğretti. O şu karşılığı verdi: “Mademki yanacağım, bırakın da içeyim!” Bakmadığı sekiz kişilik bir ailesi vardı ve karısı Delia ile her zaman kavga ederdi. Yehova’nın Şahitlerinin, bir Pazar sabahı onları ziyaret etmesi ve onlarla Mukaddes Kitabı incelemeye başlaması bir dönüm noktası oldu. Daniel, Yehova’nın Şahitlerinin çevre ibadetine ilk kez katıldığında hakikati bulduğunu anladı. Şunları söylüyor: “Teşkilatlanmaları beni hemen etkiledi. İnsanlar birbirleriyle iyi geçiniyordu ve birçoğunun arasında dostça bir ilişki vardı. Kalabalıktaki sevgiyi hissedebilirdiniz. Hiç kimse sigara içmedi. Açık saçık bir dil yoktu. . . . . ‘Hakikat bu!’ diye düşündüğümü hatırlıyorum. Beni etkileyen ölüm korkusu ya da dünyanın sonu korkusu değildi. Bu, teşkilatın temizliğiydi.”

Tüm Rosero ailesi Yehova’nın Şahidi oldu. Aile yaşamları ve ekonomik durumları Mukaddes Kitap prensiplerini uyguladıkça daha iyi hale geldi. Delia Rosero şunları söylüyor: “Biliyor musunuz, bütün bunları Mukaddes Kitabın hakikatine borçluyum. Tanrı’nın Sözü olmasa, kim bilir çocuklarım ne kötü durumda olacaktı. Yedisi de vaftiz edildi ve ruhi açıdan dengeli durumdalar. Hakikat, benim için tamamıyla yeni bir yaşam, yeni bir mutluluk anlamına geldi.”

Rosero ailesinin yaşadıkları, bu türden tek tecrübe değildir. Günümüzde birçokları sorunlar yüzünden sıkıntıdadır. Bunun bir nedeni, Mukaddes Kitapta sağlanan ahlak standartlarına önceki nesillerin gösterdiği saygının genel olarak artık gösterilmemesidir. Dinlerin çoğu, ya hoşgörü adına ya da değişen zamanla birlikte eski ahlakın modasının geçmiş olduğunu hissettiğinden bu eğilime uyuyor. Böylece, diğerleri gibi Rosero’lar da, Mukaddes Kitabın rehberliğinden yoksun olarak, el yordamı ile yürümeye terk edilmişti. Ancak, böyle alçakgönüllü insanlar, Tanrı’nın ahlak ve aile yaşamına ilişkin görüşünü anladıklarında, öğrendiklerini gecikmeden uyguluyorlar. Onların yaşam öykülerinden böyle davranmanın iyi sonuçlarını görebiliyoruz.

Sevinç Geliştirilmelidir

Ancak bu, İsa’nın bir takipçisinin sürekli mutluluktan uçtuğu anlamına gelmez. İşsizlik, hastalık ve ölüm gibi insanların genelde karşılaştığı zorlukların İsa’nın takipçilerini de etkilediği açıktır. İsa’nın takipçilerinin de, kendi eksiklikleriyle ve zayıflıklarıyla sürekli mücadele etmesi gerekir. Mukaddes Kitap kaydı Lût’un, Sodom kentinde ‘fasıkların fücur içinde olan yaşayışları ile kederlendiğini’ söyler. İsa’nın sadık takipçileri de, kötü durumların yaygın olduğunu gördükleri zaman benzer duygulardan kaçınamazlar.—II. Petrus 2:7, 8.

Bununla birlikte, hakikati bulanların bir avantajı var. Örneğin, ölmüş birinin ardından yas tutan imanlı bir kişinin, ‘ümidi olmayan başkaları gibi mahzun olması’ gerekmez. Onun kederi sonsuz olmayacaktır. Başka sorunlarla ilgili durum da aynıdır. Hakikati bulan biri, şimdiki güçlüklerin sadece geçici olduğunu bilir. Ümit, zorluklar karşısında cesaret göstermeyi kolaylaştırır. Dengeli bir yaşam biçimi de buna yardım eder.—I. Selânikliler 4:13.

Pavlus, İsa’nın takipçilerine şu teşviki verir: “Rabde daima sevinin; tekrar diyeceğim: Sevinin.” (Filipililer 4:4) Bu, hepimizin sevinci elde edebileceğini, ancak buna sahip olmamanın da mümkün olabileceğini gösterir. Bu eski şeyler sisteminin getirdiği kaygılar bir engel oluşturabilir. Ayrıca Mukaddes Kitap, Tanrı’nın ruhunun meyvelerinden biri olan sevinci geliştirmemiz gerektiğini söyler. (Galatyalılar 5:22) Hakikat bilgisini sürekli alıp, hakikatin getirdiği ve hâlâ getirmeye devam ettiği ruhi zenginlikleri hatırlarsanız, sevinciniz azalmayacak. Bu sevinç, Tanrı’nın insanların gözlerinden ‘bütün gözyaşlarını sileceği’ ve artık ‘matem, ağlayış ve acının da olmayacağı’ zamana yaklaşırken daha da kuvvetli hale gelecek.—Vahiy 21:4.

[Sayfa 8’deki resimler]

Birçokları, Yehova’nın Şahitlerinin toplantılarında gördükleri sevinçten ve iyi teşkilatlanmadan etkileniyor

    Türkçe Yayınlar (1974-2026)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş