Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • w97 1/5 s. 3
  • Ahlaksal Bütünlüğe Ne Oldu?

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Ahlaksal Bütünlüğe Ne Oldu?
  • Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1997
  • Altbaşlıklar
  • Benzer Malzeme
  • Bütünlüğün Değişken Standartları
  • Doğruluk Yolunda Yürümeye Devam Edecek misiniz?
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—2008
  • Neden Doğruluk Yolunda Yürümelisiniz?
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—2008
  • Doğruluk Yolundan Ayrılmayın!
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur (İnceleme)—2019
  • Kusurlu Bir Dünyada Güven
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1997
Daha Fazla
Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1997
w97 1/5 s. 3

Ahlaksal Bütünlüğe Ne Oldu?

YÜZ yıldan biraz daha fazla bir zaman önce, Barney Barnato adlı elmas vurguncusu Güney Afrika’dan İngiltere’ye döndü. Oraya varışından sonra bir gazetede kendisi hakkında yayımlanan öyküyü hiç beğenmedi. Bu nedenle, öykünün yazarına yüklü miktarda bir çekle birlikte, “sadece bazı düzeltmeler yaparak” ikinci bir makale yazması için elyazısı bazı notlar uzattı.

Yazar J. K. Jerome notları çöp kutusuna atıp çeki geri verdi. Şaşkına dönen Barnato vermeye çalıştığı rüşveti hemen iki katına çıkardı. Bu da birincisi gibi reddedildi. “Ne kadar istiyorsunuz?” diye sordu. Olayı anımsayan Jerome, “ona, ‘böyle şey olmaz, Londra’da böyle iş yapılmaz,’ diye açıkladım” diyor. Onun yayımcılık konusundaki bütünlüğü kesinlikle satılık değildi.

“Bireysel bütünlük,” ahlaksal doğruluk ya da dürüstlük olarak tanımlanabilir. Bütünlüğünü koruyan insan güvenilmeye değerdir. Oysa bugün doğruluktan sapma, yani ahlaksal bütünlüğün eksikliği her düzeyden insanı etkiliyor.

Britanya’da, ahlaksal bütünlüğün kaybolduğunu anlatmak üzere “düzeysiz” anlamına gelen “sleaze” sözcüğü medya yoluyla yaygınlaştı. The Independent gazetesinin belirttiği gibi, “gönül işlerinden ve yerel hükümetin kendi yararına çevirdiği dalaverelerden tutun da, büyük ihracat siparişleri üzerinden alınan komisyonlara dek her işte” düzeysizlik görülüyor. Yaşamda düzeysizliğin girmediği hiçbir alan kalmadı.

Bütünlüğün Değişken Standartları

Bütünlük kuşkusuz kusursuzluk anlamına gelmez, fakat insanın içindeki bir temel niteliği yansıtır. Kısa yoldan zengin olma yolunu izleyen dünyamızda, bütünlük erdem değil, engel olarak görülebilir. Örneğin, sınavlarda kopya çekmek amacıyla yüksek teknoloji ürünü aygıtlar kullanan öğrencilerin sayısı artmaktadır ve bu yeni aletleri bulup ortaya çıkarmak hemen hemen olanaksız duruma gelmiştir. Britanyalı bir üniversite profesörü, ülkesindeki öğrencilerin yarısından çoğunun kopya çektiğini ileri sürüyor; ama Britanya’nın kopya çekilen tek ülke olmadığı da kuşkusuz.

Güvenilir olmayan kişilerin yalan ve aldatmacalara başvurmasının masum insanlara neye mal olduğu gözardı edilmemeli. 1984’te Hindistan’ın Bhopal kasabasında toksik gaz yüzünden 2.500’den fazla kadın, erkek ve çocuğun öldüğü ve daha yüz binlerce insanın yaralandığı olayı düşünün. The Sunday Times’ta şunlar kaydedildi: “Olayın kurbanlarına yardım amacıyla yapılan çalışmalar yozlaştırılıp batağa saplandı. . . . . Meşru başvuruları inceleme işi binlerce uydurma iddia, sahte belge ve kanıtla karmakarışık duruma geldi.” Sonuç olarak, on yıl sonra, 470.000.000 dolarlık tazminatın yalnızca 3.500.000 doları muhtaç durumda olanlara ödendi.

Din için ne denebilir? Bu bütünlük konusunda din nasıl değerlendirilebilir? Ne yazık ki, dinin standartları çoğu kez dindışı dünyanınkinden daha yüksek değildir. Şimdi ergenlik çağına gelmiş bir oğlu olduğunu itiraf eden Roma Katolik piskoposu Eamon Casey’in örneğini ele alalım. Britanya’nın Guardian gazetesinde belirtildiği gibi, Casey’in durumu “hiç de eşi görülmemiş” bir durum değildi. The Times aynı çizgide şunları kaydetti: “Piskopos Casey’in ayıbı hakkındaki gerçek, onun görülmemiş bir kabahat işlemesi değil, bu davranışıyla evlenmeme yeminini bozmasının ne yeni ne de ender görülen bir olay olmasıdır.” İskoçya’nın The Glasgow Herald gazetesi bu savı destekleyerek, Amerika Birleşik Devletlerinde Roma Katolik din adamlarının yalnızca yüzde 2’sinin hem heteroseksüel hem de homoseksüel ilişkilerden kaçındığını ileri sürüyor. Bu rakam tam doğru olsa da olmasa da, Katolik papazların ahlak konusundaki ününü ortaya koyar.

Böyle örnekler göz önüne alındığında, birinin ahlaksal bütünlüğünü koruması mümkün müdür? Bunu korumaya değer mi? Korumak için ne gerekir ve bunu yapmanın getireceği yararlar nelerdir?

    Türkçe Yayınlar (1974-2026)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2026 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Gizlilik İlkesi
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş