Öfke Yaşamınızda Nasıl Bir Yer Tutuyor?
İNSANIN öfkesini dışa vurması, belli bir ilkeyi temel alıyorsa yerinde olabilir. Bir kişi adalete dayanan bir kızgınlığı haklı olarak dışa vurabilir. Bizler “kötüden nefret edin” emri altında bulunuyoruz. (Romalılar 12:9) Mukaddes Kitapta adalete dayanan kızgınlıkla ilgili sayısız örnek bulunmaktadır.—Çıkış 11:8; 32:19; Sayılar 16:12-15; I. Samuel 20:34; Nehemya 5:6; Ester 7:7; ayrıca II. Samuel 12:1-6’ya da bakın.
Ancak, insanın öfkesi çoğu kez haklı bir temele dayanmaz ve çok defa denetimsizdir. Bu öfke genellikle yeterli bir dayanaktan yoksundur ve sonuçları tam olarak dikkate alınmadan ortaya konur. Yehova’nın Nineve’yi bağışlaması Yunus’u memnun etmemiş ve o ‘kızmıştı.’ Kendisi merhamet eksikliği sergilediğinden, yanlış tutumu Yehova tarafından düzeltilmeliydi. (Yunus 4:1-11) Yahuda kralı Uzziya’nın yanlışı Yehova’nın kâhinleri tarafından düzeltildiğinde o çok öfkelendi ve sonuçta cezalandırılmasına yol açan küstahça davranış tarzını sürdürdü. (II. Tarihler 26:16-21) Naaman’ın yersiz gururu, öfke ve hiddete kapılmasına yol açtı ve bu durum neredeyse onun Tanrı’nın bereketini yitirmesiyle sonuçlanacaktı.—II. Kırallar 5:10-14.
Denetimin Yaşamsal Gereği
Haklı bir temele dayanmayan denetimsiz öfke, birçok kişiyi daha büyük günahlara ve hatta şiddet eylemlerine yöneltmiştir. “Kain çok öfkelendi” ve Habil’i öldürdü. (Tekvin 4:5, 8) Esav, babalarının bereketini alan Yakub’u öldürmek istedi. (Tekvin 27:41-45) Hiddete kapılan Saul, Davud ve Yonatan’a mızrak attı. (I. Samuel 18:11; 19:10; 20:30-34) Nasıra’daki bir havrada bulunanlar, İsa’nın vaazı karşısında öfkeye kapılıp onu dağın yamacından aşağı atmaya kalktılar. (Luka 4:28, 29) Öfkeli dinsel liderler, “hep birden [İstefanos’un] üzerine saldırdılar” ve onu taşlayarak öldürdüler.—Resullerin İşleri 7:54-60.
Öfke haklı bir nedene dayansa bile, eğer denetimsizse tehlikeli olabilir ve kötü sonuçlara yol açabilir. Şimeon ve Levi suçun bir kısmı kendi kızkardeşlerine ait olsa da Dina’ya tecavüz eden Şekem’e karşı öfkelenmek için haklı bir nedene sahiplerdi. Fakat, Şekemlilerin acımasızca katledilmesi, aşırı bir cezaydı. Bu nedenle de babaları Yakub, onların denetimsiz öfkesini kınayarak lanetledi. (Tekvin 34:1-31; 49:5-7) Ağır tahrik altında bulunan bir kişi öfkesini denetlemelidir. İsraillilerin yakınması ve isyancı tutumu, yeryüzünün en alçakgönüllü adamı Musa’yı tahrik edip, onun denetimsiz bir öfke nöbetine kapılarak Yehova’yı kutsamadan hareket etmesine yol açtı ve bu nedenle de cezalandırıldı.—Sayılar 12:3; 20:10-12; Mezmur 106:32, 33.
Dizginsiz davranışlar, putperestlik, ruhçuluk, sarhoşluklar gibi bedenin iğrenç işleri arasında öfke nöbetleri de sayılmaktadır. Bu gibi işler, kişiyi Tanrı’nın Gökteki Krallığını miras almaktan alıkoyacaktır. (Galatyalılar 5:19-21) Öfkeli konuşmalar cemaatin dışında tutulmalıdır. Cemaati duada temsil eden erkekler, öfke duygularından ve kindar bir tutumdan uzak olmalıdır. (I. Timoteos 2:8) İsa’nın takipçilerine, insanın gazabının Tanrı’nın adaletini yerine getirmeyeceği söylenerek ‘gazapta ağır’ olma emri veriliyor. (Yakub 1:19, 20) Onlara, ‘[Tanrı’nın] gazab[ın]a yer verip,’ öç almayı Yehova’ya bırakmaları öğütlenmiştir. (Romalılar 12:19) Eğer bir adam gazaba eğilimli ise, cemaatte nazırlık görevinde kullanılamaz.—Titus 1:7.
Bir kişi belki ara sıra kızabilir ve kimi zaman bu haklı bir nedene de dayanabilirse de, kendisi, bunu beslememeli ya da kızgın durumunu sürdürerek bu duygunun bir günaha dönüşmesine izin vermemelidir. Şeytan’ın kendisinden yararlanmasına fırsat vereceğinden, güneş batana kadar bu durumunun sürmesine izin vermemelidir. (Efesoslular 4:26, 27) Özellikle öfkeye yol açan mesele, İsa’nın takipçisi kardeşler arasında ise, kişi barışı sağlamak ya da meseleyi Tanrı’nın düzenlemesine uygun şekilde çözüme ulaştırmak üzere gerekli adımları atmalıdır. (Levililer 19:17, 18; Matta 5:23, 24; 18:15; Luka 17:3, 4) Kutsal Yazılar, canlarımız için tuzak olabilecek bir tutumdan uzak durarak, öfkeye ya da öfke nöbetlerine eğilimli kişilerle arkadaşlık kurmamamız ve ilişkilerimize bu yönden dikkat etmemiz öğüdünde bulunur.—Süleymanın Meselleri 22:24, 25.
İsa Mesih yeryüzünde bir insan olarak yaşarken bize mükemmel bir örnek bıraktı. Onun yaşam kaydı, kendisinin kontrolsüz öfke nöbeti geçirdiği ya da Tanrı’nın düşmanlarının kanun tanımazlığı, isyankârlığı ve tacizi karşısında umutsuzluğa kapılıp, öğrencilerine ya da başkalarına böyle bir tutum yansıttığı bir olaydan söz etmez. Bir keresinde, Ferisilerin yüreklerinin duyarsızlığı karşısında “kederlenerek,” onlara öfke ile baktı. Ve sonra yaptığı şey, bir adamı iyileştirmekti. (Markos 3:5) Bir diğer olayda, Tanrı’nın mabedinin paklığını bozan ve Yehova’nın evini bir ticaret evine çevirerek Musa Kanununu çiğneyenleri dışarı atarken sergilediği davranışlar da, kontrolsüz ve haksız bir öfke nöbetinin sonucu değildi. Aksine, Kutsal Yazılar bu davranışın Tanrı’nın evi için duyulan doğru yönlendirilmiş bir gayretin sonucu olduğunu gösterir.—Yuhanna 2:13-17.
Zararlı Etkilerinden Kaçınmak
Öfkenin olumsuz etkileri yalnızca ruhi sağlığımız üzerinde olmaz; bu duygu fiziksel yapımız üzerinde de birçok yönden olumsuz etki yaratır. Kan basıncının artması, atardamar yapısında değişiklikler, solunum zorluğu, karaciğer rahatsızlığı, safra sekresyonunda değişiklikler, pankreasın çalışması üzerinde etkiler gibi sonuçlar yaratabilir. Öfke ve kızgınlık, güçlü duygular olarak, doktorlar tarafından bazı rahatsızlıkların artmasına ya da ortaya çıkmasına katkıda bulunan etkenler arasında sayılmıştır; bunlar astım, göz rahatsızlıkları, deri hastalıkları, ürtiker, ülserler, diş hastalıkları ve sindirim sorunları gibi rahatsızlıklardır. Öfke ve hiddet düşünme sürecini altüst edebilir ve kişi mantıklı sonuçlara varamaz, sağlıklı kararlar veremez. Bir öfke nöbeti sonrasında çoğu kez aşırı bir zihinsel depresyon dönemi yaşanır. Bu nedenle, öfkeyi kontrol altında tutmak ve barışın, sevginin ardınca gitmek, yalnızca dinsel anlamda değil fiziksel anlamda da hikmetliliktir.—Süleymanın Meselleri 14:29, 30; Romalılar 14:19; Yakub 3:17; I. Petrus 3:11.
Kutsal Yazılara göre, sonun vakti olarak adlandırılan dönem, dünya milletlerinin Yehova’nın hükümdarlık kudretini almasına öfkelenmesi ve İblisin “vaktinin az olduğunu bilerek büyük gazapla” yeryüzüne atılması nedeniyle, öfke ve hiddetin yaygın olduğu bir zamandır. (Vahiy 11:17, 18; 12:10-12) Böyle çetin koşullar altında yaşarken, eğilimlerini kontrol edip yıkıcı öfke duygusundan kaçınmak İsa’nın takipçileri açısından iyi sonuçlar doğuracaktır.—Süleymanın Meselleri 14:29; Vaiz 7:9.